Şikayete tabi suçlar, soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için mağdurun veya suçtan zarar görenin şikayetini gerektiren suçlardır. Zira bir suç işlendiğinde devlet her zaman kendiliğinden harekete geçmemektedir. Bazı suçlarda soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesi için mağdurun ya da suçtan zarar görenin şikayetçi olması aranmaktadır. İşte bu suçlara şikayete tabi suçlar adı verilmektedir. Peki hangi suçlar şikayete tabidir? Şikayet süresi ne kadardır? Şikayetten vazgeçilirse ne olur?
Şikayete bağlı suçlar, hem mağdurlar hem de şüpheliler açısından kritik sonuçlar doğurmaktadır. Örneğin süresinde yapılmayan şikayet hak kaybına yol açacaktır. Bu nedenle konunun doğru anlaşılması büyük önem taşımaktadır.
İçindekiler
- Ceza Hukukunda Şikayet Ne Anlama Gelir?
- Şikayete Tabi Suçlar Nedir?
- Şikayete Tabi Suç İle Resen Soruşturulan Suç Arasındaki Fark
- Hangi Suçlar Şikayete Tabidir? (Şikayete Tabi Suçlar Listesi)
- Şikayet Hakkı Kime Aittir?
- Şikayet Süresi Nedir ve Ne Zaman Başlar?
- Şikayet Nasıl Yapılır?
- Şikayetten Vazgeçme Ne Anlama Gelmektedir?
- Şikayete Tabi suçlar Özelinde Şikayetten Vazgeçmenin Sonuçları Nelerdir?
- Şikayet Yoksa Ne Olur?
- Şikayete Tabi Suçlar Ve Uzlaştırma Arasındaki İlişki
- Şikayete Tabi Suçlar Uygulamasında Sık Karıştırılan Kavramlar
- Sık Sorulan Sorular (SSS)
- Sonuç: Şikayete Tabi Suçlar
Ceza Hukukunda Şikayet Ne Anlama Gelir?
Ceza hukuku bakımından şikayet kurumu hem Türk Ceza Kanunu‘nda (TCK) hem de Ceza Muhakemesi Kanunu‘nda (CMK) düzenlenmektedir. Şikayet kurumu genel hatlarıyla TCK’nın 73. maddesinde “soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar” başlığı altında yer almaktadır. Ancak şikayet usulü ise CMK’da düzenlenmiştir.
Şikayet, mağdurun veya suçtan zarar görenin yetkili makamlara başvurarak ceza soruşturması başlatılmasını talep etmesidir. Şikâyet hakkı, takibi şikâyete bağlı suçlarda suçun savcılık tarafından soruşturulması için mağdur tarafından yetkili mercie başvurma hakkıdır.
Şikayetin ceza hukukundaki temel işlevi, belirli suçlarda devletin cezalandırma yetkisini mağdurun iradesine bağlamaktır. Şikayete bağlı suçlar, mağdurun iradesine bağlı olarak soruşturma ve kovuşturmanın başlatıldığı suç türleridir. Bu suçlar genellikle bireylerin özel alanlarına, onuruna veya mülkiyetine yönelik olup kamu düzeninden çok bireyin kişisel haklarını ilgilendirmektedir.
Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır: Şikayet ile ihbar farklı kavramlardır. Suç tipi şikâyete bağlı olmalıdır. Şikâyete tabi olmayan suçlar için yapılan şikâyetler ihbar niteliğindedir. Dolayısıyla bu tür suçlarda resen araştırma yapılmaktadır. Yani herkes bir suçu yetkili makamlara bildirebilir (ihbar); ancak şikayet, yalnızca şikayete tabi suçlarda ve yalnızca hak sahibi tarafından kullanılabilen özel bir haktır.
Şikayete Tabi Suçlar Nedir?

Takibi şikayete bağlı suçlar, bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesi için suçun mağdurunun veya suçtan zarar gören kişilerin şikayetçi olmasının arandığı suçlardır. Bu suçlar 5237 sayılı TCK’da ve özel kanunlarda açıkça gösterilmiştir.
Kanun koyucu, bir suçun şikayete tabi olduğunu ilgili madde metninde açıkça belirtmektedir. Bir suçun şikayete tabi olduğu kanun maddesinde şu ibarelerle ifade edilmektedir: “…mağdurun şikayeti üzerine…hükmolunur” (TCK m. 86/2), “…şikayet üzerine…cezalandırılır” (TCK m. 104/1), “…soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır” (TCK m. 131/1).
Şikayete tabi suçlarda şikayet, bir dava şartı niteliği taşır. Şikayet yoksa soruşturma başlatılamaz; başlatılmışsa kovuşturmaya geçilemez.
Şikayete Tabi Suç İle Resen Soruşturulan Suç Arasındaki Fark
Ceza hukukunda kural, suçların resen (kendiliğinden) soruşturulmasıdır. Şikayete bağlılık ise istisnadır. Takibi şikayete bağlı olmayan suçlar kanunlarda ayrıca belirtilmemektedir. Yani ilgili kanun maddesinde bir suçun takibinin şikayete bağlı olduğu açıkça yazılmamış ise, o suç savcılık ve mahkeme tarafından resen soruşturma ve kovuşturma konusu yapılacaktır. Zira bir suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması istisna; resen takibi ise kuraldır.
İki kategori arasındaki temel farklar şöyle özetlenebilmektedir:
| Özellik | Şikayete Tabi Suç | Resen Soruşturulan Suç |
|---|---|---|
| Soruşturma başlangıcı | Mağdurun şikayeti gerekmektedir. | Savcılık kendiliğinden başlatmaktadır. |
| Şikayetten vazgeçme | Davayı düşürebilmektedir. | Etkisi yoktur. |
| Kanunda belirtilme | Açıkça yazılmaktadır. | Ayrıca belirtilmemektedir. |
| Şikayet süresi | 6 ay (hak düşürücü). | Dava zamanaşımı süresi. |
Takibi şikayete bağlı olmayan suçlar kanunlarda ayrıca belirtilmez. İlgili kanun maddesinde bir suçun takibinin şikayete bağlı olduğu açıkça yazılmamış ise, o suç savcılık ve mahkeme tarafından resen soruşturma ve kovuşturma konusu yapılır.
Hangi Suçlar Şikayete Tabidir? (Şikayete Tabi Suçlar Listesi)
Aşağıda 5237 sayılı TCK’da yer alan başlıca şikayete bağlı suçlar kategoriler halinde sunulmuştur. Bu liste, kanun metninde şikayet koşulunun açıkça arandığı suçları kapsamaktadır.
Kişilere Karşı Suçlar
Basit kasten yaralama suçu (m. 86/2), kasten yaralama suçunun ihmali davranışla işlenmesi (m. 88), taksirle yaralama suçu (m. 89/1-2-3-4) şikayete tabi suçlardandır. Taksirle yaralama konusunda bir ayrıntıya dikkat etmek gerekir: Bilinçli taksirle TCK m. 89/1 çerçevesinde işlenen yaralama suçu şikayete tabidir, ancak diğer fıkralar şikayete bağlı değildir.
- Cinsel saldırı suçunun eşe karşı işlenmesi (m. 102/1 ve 102/2 ikinci cümle)
- Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu (m. 104/1)
- Cinsel taciz suçu (m. 105/1)
- Tehdit suçu (m. 106/1 üçüncü cümle)
Hürriyete Karşı Suçlar
- Konut dokunulmazlığını ihlal suçu (m. 116/1-2-4)
- İş ve çalışma hürriyetini ihlal suçu (m. 117/1)
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu (m. 123/1)
- Israrlı takip suçu (m. 123/A)
Şerefe Karşı Suçlar
- Hakaret suçu (m. 125) — Hakaret suçu kural olarak şikayete tabidir. Ancak kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret edildiği takdirde, hakaret suçu şikayete tabi değildir; resen soruşturulacak ve kovuşturulacaktır.
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Kişisel verilerin kaydedilmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal gibi suçların bazı halleri de şikayete tabidir. Bu konuda ilgili kanun maddelerinin dikkatle incelenmesi gerekir.
Malvarlığına Karşı Suçlar
- Mala zarar verme suçu (m. 151/1, 2)
- Güveni kötüye kullanma suçu (m. 155/1)
- Bedelsiz senedi kullanma suçu (m. 156/1)
- Dolandırıcılık suçunda daha az cezayı gerektiren hal (m. 159/1)
- Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu (m. 160/1)
Bazı malvarlığı suçları ise kural olarak şikayete tabi değildir; ancak belirli kişiler arasında işlendiğinde şikayete bağlı hale gelmektedir. Hırsızlık, dolandırıcılık ve karşılıksız yararlanma suçları kural olarak şikayete tabi değildir. Ancak ayrılık kararı verilmiş eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta yaşayan amca, hala, teyze, yeğen veya 2. derece kan hısımının zararına işlenmesi halinde şikayete tabi hale gelecektir. Bu durum TCK m. 167/2’de düzenlenmiştir.
Diğer Şikayete Tabi Suçlar
- Açığa imzanın kötüye kullanılması (TCK m. 209), aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali (TCK m. 233/1), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK m. 234/3), ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (TCK m. 239, 4. fıkra hariç) da şikayete tabi suçlar arasındadır.
Önemli Not: Yukarıdaki liste, TCK’daki başlıca şikayete tabi suçları içermektedir. Özel kanunlarda da şikayete bağlı suçlar bulunmaktadır. Takibi şikâyete bağlı suçlar hem Türk Ceza Kanunu’nda hem de diğer kanunlarda düzenlenmiştir. Her somut olayda ilgili kanun maddesinin dikkatle incelenmesi gerekmektedir.
Şikayet Hakkı Kime Aittir?
Şikâyet hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve devredilemez. Ayrıca şikayet eden gerçek kişi olabileceği gibi vakıf, dernek, şirket gibi tüzel kişi de olabilecektir. Şikâyet hakkını bizzat suçtan zarar gören veya suçun işlenmesi sebebiyle mağdur olan kişi kullanabilir.
TCK 73/1 şikayette bulunma hakkını yetkili kimseye vermektedir. Yetkili kimse; mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlardır. Yetkili kimse, işlenen suç nedeniyle hakkı ihlal edilen ve yasada bulunan ceza ile hakkı korunan kişidir.
Şikayet hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı olmasının önemli sonuçları vardır. Bu sonuçlar, şu şekilde özetlenebilmektedir:
- Şikâyet hakkı, mağdurun veya suçtan zarar görenin ölmesi halinde mirasçılara geçmez. Ancak şikâyetçi şikâyet hakkını kullandıktan sonra vefat etmiş ise mirasçılar tarafından davaya devam edilebilecektir.
- Hakaret suçunda ise özel bir düzenleme mevcuttur. Suça maruz kalan kişi şikayet edemeden ölür veya bu suçlar ölmüş bir kişinin hatırasına karşı işlenmiş olursa, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri şikayette bulunabilmektedir (TCK m. 131/2).
Şikayet Süresi Nedir ve Ne Zaman Başlar?
Şikayet süresi, ceza hukukunda en çok merak edilen konulardan biridir. TCK m. 73 bu konuda açık bir düzenleme içermektedir:
TCK m. 73/1’e göre: “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.”
Şikayet süresi 6 aydır ve bu süre hak düşürücü niteliktedir. Şikayet süresi, hukuki niteliği itibarıyla hak düşürücü süre olarak kabul edilmektedir. Hak düşürücü süre, bir hakkın kullanılması için yapılması gereken işlemin süresi içinde yapılmaması sonucunda hakkın düşmesine neden olan süredir. Dolayısıyla bu süre geçtikten sonra yapılacak olan şikayet sonuç doğurmayacaktır.
Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar?
Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.
Burada iki koşulun birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır:
- Fiilin öğrenilmesi — Suç teşkil eden eylemin bilinmesi.
- Failin öğrenilmesi — Suçu işleyen kişinin kim olduğunun bilinmesi.
Suçtan zarar gören veya mağdur, suç teşkil eden fiil veya failden hangisini daha geç öğrenmişse, 6 aylık şikayet süresi de o tarihten itibaren başlayacaktır.
Örneğin yazlıktaki aracına zarar verildiğini fiilden 1 yıl sonra öğrenen mağdurun şikayet süresi hala başlamamıştır. Süre, failin kim olduğunu da öğrenince başlayacaktır.
Ancak şikayet süresi her durumda dava zamanaşımı süresi ile sınırlıdır. TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda zamanaşımı sekiz yıl olarak öngörülmektedir. Şikayete tabi suçların cezasının üst sınırı genellikle iki yılın altında olduğundan bu suçların büyük çoğunluğunda zamanaşımı sekiz yıldır.
Birden Fazla Şikayet Hakkı Sahibi Varsa
Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez. Her hak sahibinin süresi bağımsız değerlendirilecektir.
Şikayet Nasıl Yapılır?
Şikayet, yetkili makamlara sözlü veya yazılı olarak yapılabilmektedir. Yetkili makamlar arasında polis, jandarma ve savcılık yer almaktadır.
Şikayetin usulü CMK m. 158’de düzenlenmiştir. CMK m. 158’in 5. fıkrasında şikayetin yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabileceği belirtilmektedir.
Şikayet yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlar:
- Şikayet, Cumhuriyet Başsavcılığına, kolluğa (polis veya jandarma) yapılabilmektedir.
- Yazılı dilekçe ile başvuru tercih edilmelidir.
- Sözlü şikayet de geçerlidir; ancak tutanağa geçirilmesi gerekmektedir.
- Şikayette suça konu fiil ve fail mümkün olduğunca açık biçimde belirtilmelidir.
- Valilik veya kaymakamlığa yapılan başvurular da ilgili makama iletilecektir.
Şikayetten Vazgeçme Ne Anlama Gelmektedir?
Şikayetten vazgeçme, daha önce şikayette bulunan kişinin bu şikayetini geri almasıdır. Bu işlem, şikayete tabi suçlarda soruşturmayı sona erdiren, kovuşturma aşamasına geçilip ceza davası açılmışsa davanın düşmesine yol açan bir işlemdir (TCK m. 73/4).
Şikayetten vazgeçme ile şikayet hakkından feragat birbirinden farklıdır. Feragat, şikâyete bağlı bir suçun icrası neticesinde suçtan zarar görenin, şikâyet süresi dolmadan şikâyet hakkını kullanmayacağını yetkili makamlara bildirmesidir. Feragat, henüz şikayet yapılmadan hakkın kullanılmayacağının beyanıdır; vazgeçme ise yapılmış şikayetin geri alınmasıdır.
Bu vazgeçmenin bazı temel kuralları vardır:
- Şikâyetten vazgeçmeden sonra bu vazgeçmeyi geri alma, yani vazgeçmeden vazgeçmek mümkün değildir.
- Şikayetten vazgeçme beyanı mutlaka mahkemeye yapılmak zorunda değildir. Noter veya zabıta gibi kurumlara yapılan şikayetten vazgeçme beyanları da geçerlidir.
Şikayete Tabi suçlar Özelinde Şikayetten Vazgeçmenin Sonuçları Nelerdir?
Şikayetten vazgeçmenin sonuçları, yargılamanın hangi aşamasında olunduğuna göre farklılık göstermektedir:
Soruşturma aşamasında: Şikâyetten vazgeçme hakkının soruşturma aşamasında kullanılması ile soruşturma sona erecektir.
Kovuşturma aşamasında: Kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçme hakkının kullanılması ise davayı düşürecektir.
Ancak kovuşturma aşamasında önemli bir fark vardır: Sanığın kabulü gerekir. Şikâyetten vazgeçmenin sonucu olarak soruşturmanın sona ermesi veya davanın düşmesi, şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez. Şikâyetten vazgeçilmesi halinde soruşturma aşamasında soruşturma son bulacak, kovuşturma aşamasında dava düşecektir. Ancak şüpheli veya sanık bu vazgeçmeyi kabul etmek zorunda olmayıp yargılanıp aklanmak istediği için şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmeyebilir. TCK’nın 73. maddesinin 6. fıkrası gereği şikâyetten vazgeçmenin etkilerini doğurabilmesi sanığın kabulüne bağlıdır.
Yargılama sonunda sanığın beraat etmesini gerektirir şartlar oluşmuş ise beraat kararı verilecektir. Yani sanık beraat edeceğini düşünüyorsa, şikayetten vazgeçmeyi kabul etmeyerek ceza davasının düşmesi yerine dava sonunda kendisi hakkında beraat kararı verilmesini talep edebilecektir.
Hüküm kesinleştikten sonra: Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
İştirak Halinde İşlenen Suçlarda Vazgeçme
İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. Bu kural, şikayetten vazgeçmenin bölünmezliği ilkesinin bir sonucudur.
Şikayete Tabi Suçlar Uygulamasında Şikayetten Vazgeçme ve Hukuk Davası
Ceza yargılamasında gündeme gelen şikayetten vazgeçme temelde hukuk mahkemesini etkilemez. Örneğin mala zarar verme suçu ile ilgili olarak mağdurun şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi, uğradığı zararı hukuk mahkemesinde istemesini engellemez. Ancak TCK m. 73/7 özel bir düzenleme getirerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesi halinde, eğer vazgeçen şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde dava açamayacaktır.
Şikayet Yoksa Ne Olur?
Şikayet edilmediği takdirde soruşturma başlatılmaz. Şikayete tabi suçlarda şikayet bir dava şartıdır. Bu şart gerçekleşmeden soruşturma yapılamaz, kamu davası açılamaz.
Ancak burada bir istisna mevcuttur. CMK 158/7’ye göre “Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde yargılamaya devam olunur.” Yani resen soruşturma başlatılıp kovuşturmaya geçildikten sonra suçun aslında şikayete tabi olduğu anlaşılırsa, mağdur açıkça vazgeçmediği sürece yargılama sürecektir.
Şikayet süresi geçtikten sonra yapılan şikayet ise hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Şikayete Tabi Suçlar Ve Uzlaştırma Arasındaki İlişki
Şikayete tabi suçlar ile uzlaştırma kurumu arasında önemli bir bağlantı vardır; ancak bu iki kurum birbirinden farklıdır.
Genel kural olarak tüm şikayete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Ancak bu kuralın istisnaları mevcuttur. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve ısrarlı takip suçu (m. 123/A) uzlaştırma kapsamında değildir.
Uzlaştırma, şikayetten vazgeçmeden farklı bir kurumdur. Uzlaştırmada taraflar bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya çalışmaktadır. Şikayetten vazgeçme ise mağdurun tek taraflı irade beyanıdır. Uzlaştırma kurumuna ilişkin ayrıntılar için “Uzlaştırma ve Ceza Hukuku: Kapsamı, Şartları ve Süreci” başlıklı makalemiz incelenebilir.
Şikayete Tabi Suçlar Uygulamasında Sık Karıştırılan Kavramlar
Ceza hukukunda şikayet kurumu çevresinde birbirine karıştırılan pek çok kavram bulunmaktadır. Bu kavramları doğru ayırt etmek, hak kaybını önlemek açısından önemlidir.
Şikayet ve İhbar
Suçtan zarar gören dışında diğer kişiler de suçu yetkili birimlere bildirebilmektedir. Bu tür bildirimlere ihbar adı verilmektedir. İhbar herkes tarafından yapılabilir; şikayet ise yalnızca hak sahibi tarafından kullanılmaktadır. Şikayete tabi olmayan suçlarda yapılan başvurular ihbar niteliğindedir.
Şikayetten Vazgeçme ve Feragat
Feragat, henüz şikayet hakkı kullanılmadan bu haktan vazgeçme beyanıdır. Şikayetten vazgeçme ise yapılmış olan şikayetin geri alınmasıdır. Her ikisi de farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Şikayet ve Uzlaştırma
Şikayet bir dava şartıdır. Uzlaştırma ise bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Şikayete tabi suçların büyük çoğunluğu uzlaştırma kapsamında olmakla birlikte, istisnalar mevcuttur. İki kurum birbirinin yerine geçmez.
Şikayet ve Etkin Pişmanlık
Etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra pişmanlık göstererek zararı gidermesi halinde cezada indirim sağlayan bir kurumdur. Şikayetten vazgeçme ile etkin pişmanlık farklı hukuki müesseselerdir. Etkin pişmanlık, şikayete tabi olmayan suçlarda da uygulanabilir.
Şikayet ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
HAGB, mahkumiyet hükmünün belirli koşullarla açıklanmamasını ifade eden bir kurumdur. Şikayetten vazgeçme ile HAGB farklı sonuçlar doğurur. HAGB hakkında ayrıntılı bilgi için “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)” başlıklı makalemize bakılabilir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Takibi şikâyete bağlı suçlar için şikayet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Süre geçtikten sonra şikayet hakkı kullanılamaz.
Şikayet süresi hak düşürücü süre olduğundan, sürenin geçmesiyle şikayet hakkı düşer. Ancak fiili veya faili henüz öğrenmemiş olmanız halinde süre başlamamış olabilir. Her somut olayda durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Hayır. Şikâyetten vazgeçmeden sonra bu vazgeçmeyi geri alma, yani vazgeçmeden vazgeçmek mümkün değildir.
Kural olarak etkilemez. Mağdurun şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi, uğradığı zararı hukuk mahkemesinde istemesini engellemez. Ancak TCK m. 73/7’ye göre şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesi halinde, eğer vazgeçen şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde dava açamayacaktır.
Şikayete tabi suçlarda süre, usul ve vazgeçme gibi konular teknik hukuki bilgi gerektirmektedir Hak kaybı yaşamamak için bir ceza hukuku avukatından destek almak önerilir.
Seri muhakeme usulü, belirli katalog suçlar için öngörülmüş özel bir yargılama usulüdür. Şikayete tabi olup olmama ile doğrudan bağlantılı değildir; ancak bazı şikayete tabi suçlar seri muhakeme kapsamına girebilmektedir.
Şantaj suçu (TCK m. 107) kural olarak resen soruşturulan bir suçtur. Dolayısıyla şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır.
Sonuç: Şikayete Tabi Suçlar
Şikayete tabi suçlar, Türk ceza hukukunda mağdurun iradesine özel bir anlam yüklenen suç kategorisidir. Bu suçlarda soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi, mağdurun veya suçtan zarar görenin şikayetine bağlıdır.
Şikayet hakkının doğru kullanılması büyük önem taşımaktadır. Zira 6 aylık hak düşürücü süre içinde şikayette bulunulmaması, hakkın kaybına yol açacaktır.
Şikayetten vazgeçme de geri dönüşü olmayan bir karardır. Vazgeçme beyanı verilmeden önce hukuki sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir. Özellikle kovuşturma aşamasında sanığın kabulünün aranması, bu kurumun karmaşıklığını artırmaktadır.
Şikayete tabi suçlar ile uzlaştırma, etkin pişmanlık, ihbar ve resen soruşturma gibi kavramlar birbirinden farklıdır.
Her somut olayda ilgili kanun maddesinin dikkatle incelenmesi ve gerektiğinde uzman bir ceza hukuku avukatından hukuki destek alınması tavsiye edilmektedir.
