Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu‘nun1 106. Maddesinde düzenlenen ve failin; mağdura yönelik olarak mağdurun veya mağdurun bir yakının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına karşı bir saldırı gerçekleşeceğinden bahisle tehdit etmesi olarak nitelendirilen suç tipidir. Suçun temel hali bu şekilde olmakla birlikte yapılan tehdit malvarlığı itibarıyla büyük bir zarar uğratmaya veya sair bir kötülük etmeye yönelik olduğunda verilecek ceza daha düşüktür. Ayrıca tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de bulunmaktadır.
İçindekiler
- Tehdit Suçu (TCK M. 106) Nedir?
- Tehdit Suçuyla Korunan Hukuki Değer Nedir?
- Tehdit Suçunun Unsurları Nelerdir?
- Mağdura Veya Mağdurun Yakınının Hayatına, Vücut Veya Cinsel Dokunulmazlığına Yönelik Tehdit Nedir?
- Malvarlığı İtibariyle Büyük Bir Zarara Uğratacağından Bahisle Tehdit Suçu Nedir?
- Sair Bir Kötülük Edeceğinden Bahisle Tehdit Suçu Nedir?
- Tehdit Suçunun Daha Fazla Ceza Verilmesini Gerektiren Nitelikli Halleri Nelerdir?
- 1- Silahla Tehdit suçu
- 2 – Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Koyması Suretiyle Tehdit
- 3 – İmzasız Mektupla İşlenen Tehdit Suçu
- 4 – Özel İşaretlerle Tehdit
- 5 – Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Tehdit
- 6 – Var Olan Veya Var Sayılan Suç Örgütlerinin Oluşturdukları Korkutucu Güçten Yararlanılarak Tehdit Suçu
- Tehdit Suçu Ve Uzlaştırma
- Tehdit Suçu Ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
- Tehdit Amacıyla Kasten Öldürme, Kasten Yaralama ve Malvarlığına Zarar Verme
- Kaynakça
Tehdit Suçu (TCK M. 106) Nedir?

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu‘nun 106. Maddesinde düzenlenen bir suç tipidir. Bu suç ilgili maddede;
(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şeklinde düzenlenmektedir. Esasen tehdit; “korkutma, bir kimsenin yasada yazılı durumlar dışında, başkasını ağır ve haksız bir zarara uğratacağını bildirmesi”2 anlamına gelmektedir. Bir kötülüğün olması failin iradesine bağlı ise bu kötülüğün gerçekleşecekmiş gibi gösterilmesi tehdittir.3 Ayrıca fail, bir başkasına, mağdura iletmesi kastı ile hareket ederek haksız saldırıya uğrayacağını belirtirse yine tehdit suçu oluşacaktır.4 Tehdit eyleminin suç olarak düzenlenmesinin temel sebebi, mağdurun iç huzurunu bozmasıdır. Dolayısıyla kişilerin iç huzurunu bozacak ve onları endişeye sokacak olan eylemlerin öncelikle önlenmesi, önlemediği durumlarda ise daha fazla zarara sebep olacak durumlara yol açmaması gayesiyle cezalandırılmaları amaçlanmıştır.5
Tehdit Suçuyla Korunan Hukuki Değer Nedir?
Tehdit suçuyla korunan hukuki değer; kişilerin huzur ve güvenliğidir. Böylelikle kişilerin huzuru, karar verme ve hareket etme özgürlüğü korunmaktadır. Zira tehdit suçu doğrudan kişilerin huzuru, sükunu, karar verme ve hareket etme özgürlüğü kısıtlanmaktadır. Bu kısıtlamanın önüne geçmek amacıyla tehdit eylemi bir suç olarak değerlendirilmiş ve cezalandırılması gerektiği görülmüştür.
Tehdit Suçunun Unsurları Nelerdir?
Tehdit suçunun oluşabilmesi için birtakım unsurların varlığına ihtiyaç vardır. Bu unsurların tamamının varlığı halinde tehdit suçunun varlığından söz edilecektir.
1 – Fiil
Tehdit suçunun unsurlarından ilki fiildir. Bu fil farklı şekillerde gerçekleşebilmektedir. Zira tehdit suçu, serbest hareketli bir suçtur. Ancak tehdit suçunun oluştuğundan söz edebilmek için fiilin belirli bir yoğunluğa ve ağırlığa ulaşması gerekecektir. Tehdit suçuda fiil farklı şekillerde olabilir. Şöyle ki;
- Mağdur veya mağdurun yakınının yaşam hakkına yönelik tehdit
- Mağdur veya mağdurun yakının vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit
- Malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük yapacağından bahisle tehdit
Gibi eylemlerle tehdit suçu işlenmektedir. Ayrıca eylemin ciddi ve korkutucu bir nitelikte olması gerekmektedir. Doktrinde bulunan bir görüşe göre kavga adında hiddetle ve olayın sıcaklığıyla yapılan tehdit, tehdit suçunu oluşturmamaktadır. Zira yeterince ürkütücü olmayan aniden olan, kavga esnasında olayın hiddetiyle rastgele söylenen sözler tehdit olarak değerlendirilmemelidir.6 Fakat bu görüşün aksini savunan yazarlar da bulunmaktadır. Zira bu yazarlara göre bir kişinin kavga esnasında hiddetle tehdit eylemini gerçekleştirmesi daha korkutucu bir niteliktedir. Ayrıca fevri bir biçimde söylenen sözler de tehdit kapsamında değerlendirilmemektedir. Örneğin bir babanın oğluna yönelik olarak “bir daha eve geç gelirsen seni öldürürüm” sözü fevri bir bir biçimde söylenmiştir. Burada babanın oğluna zarar verme kastının bulunmadığı açıktır.7
Tehdit suçunda fiilin varlığı için bir diğer husus tehdidin elverişliliğidir. Yani tehdit, olması mümkün olan bir olayı konu almalıdır. Ayrıca bir korkutuculuk unsurunun varlığı gerekmektedir. Örneğin failin mağdura yönelik olarak “büyü yapacağını” söylemesi tehdit suçuna sebebiyet vermeyecektir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2015/3129 E., 2015/28925 K. Sayılı kararında8 ;
“… Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır…”
Şeklinde karar vermiştir. Ayrıca eylemde bir korkutuculuk unsuru oluşması suçun oluşması için yeterlidir. Ayrıca mağdurun korkmasına gerek yoktur, objektif bir biçimde korkutucu olan kötülük bildirimi tehdit suçunu oluşturmaktadır.
2 – Mağdur
Tehdit suçunda mağdur, tehdit sebebiyle iç huzuru bozulan ve hareket etme hürriyeti kısıtlanan kişidir. Mağdur, tehdit suçunun unsurlarından bir diğeridir. Dolayısıyla tehdit suçunun oluşması için bir mağdurun bulunması şarttır. Failin kötülük bildirimini kime söylediği belli değilse tehdit suçu oluşmayacaktır. Ancak fail, halk arasında korku, panik ve endişe yaratmak amacıyla birden çok belirsiz kişiyi tehdit ediyorsa Türk Ceza Kanunu‘nun 213. Maddesinde düzenlenen “Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçu oluşacak ve fail cezalandırılacaktır. Ayrıca Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu‘nun9 Ek 12. Maddesi gereğince tehdit suçunun mağduru kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeli ise verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır. Şayet suçun mağduru bir kadın ise verilecek cezanın alt sınırı 9 aydan az olamayacaktır. Yapılacağı söylenen kötülük doğrudan mağduru hedef alabileceği gibi mağdurun bir yakınını da hedef alabilmektedir.
3 – Konu
Konu, tehdit suçunun unsurlarından birisidir. Tehdit suçunun konusu mağdurun iç huzuru, hareket etme hürriyeti ve emniyet duygusudur.10 Bu duygu ve huzur zedelendiğini için tehdit bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin sonucunda kişilerin iç huzurunun korunması amaçlanmıştır. Burada, akıl hastalarına yönelik tehdit suçu işlenip işlenemeyeceği düşünülebilir. Zira tam akıl hastası bir kişi, kendisine yöneltilen tehdidi algılayamayacağı için iç huzuru ve emniyet duygusu örselenmeyecektir. Tehdit suçunun oluşabilmesi için kötülük bildiriminin mağdura ulaşması ve mağdurun iç huzurunu bozması arandığından tam akıl hastası bir kişiye karşı tehdit suçu işlenemez.11
4 – Kast
Tehdit suçunun manevi unsuru kasttır. Dolayısıyla fail, mağdurun iç huzurunu bozmayı, korku ve endişe yaratmayı ve emniyet duygusunu zedelemeyi bilmeli ve istemelidir.12 Ayrıca failin, bildirdiği kötülüğü yapmak isteyip istememesinin bir önemi bulunmamaktadır. Zira failin, tehdit eylemi ile mağdurun iç huzurunu bozacağını bilmesi ve istemesi yeterli olacaktır.13
5 – Hukuka Aykırılık
Tehdit suçunun bir diğer unsuru hukuka aykırılıktır. Hukuka aykırılıktan kasıt;
- Bildirilen kötülüğün hukuka aykırı olması
- Türk Ceza Kanunu’nda belirtilen hukuka uygunluk sebeplerinin var olmamasıdır.
Örneğin; “düzgün dur yoksa seni mahkemeye vereceğim” sözü tehdit suçunu oluşturmayacaktır. Zira bildirilen eylemde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Türk ceza hukukunda hukuka uygunluk nedenleri ise;
- Kanun hükmünü icra
- Meşru müdafaa
- Hakkın kullanılması
- İlgilinin rızası
Mevcut olduğu takdirde de tehdit suçunun varlığından bahsedilemeyecektir. Nitekim Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2017/21390 E., 2018/14140 K. Sayılı kararında14;
“… Sanık ile aralarında önceden anlaşmazlık bulunan …, . ve …’ın, sanığın bulunduğu eve gittikleri, sanığın da kendisine ait olan tüfek ile havaya ateş ettiği şeklinde gelişen olayda, sanığın savunmasında, evine doğru gelen mağdurların kavgaya geldiklerini düşünerek kendisine yönelik saldırıyı defetmek amacıyla havaya doğru ateş ettiğini beyan etmesi karşısında, TCK 25. maddesi uyarınca sanığın eyleminin meşru müdafaa kapsamında kalıp kalmadığı hususunun tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği…”
Şeklinde karar vermiştir. Görüleceği üzere Yargıtay, failin mağdur ile arasında önceden anlaşmazlık bulunması sebebiyle mağdurların kavgaya geldiğini düşünerek havaya ateş etmesi durumunda meşru müdafaanın değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Mağdura Veya Mağdurun Yakınının Hayatına, Vücut Veya Cinsel Dokunulmazlığına Yönelik Tehdit Nedir?
Mağdur veya mağdurun yakınının;
- Hayatına
- Vücut dokunulmazlığına
- Cinsel dokunulmazlığına
Yönelik tehdidin yaptırımı 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu, tehdit suçunun temel şeklidir. Birçok sözcük ve hareket bu suçlara sebebiyet verebilecektir. Ayrıca bu suç şikayete tabi değildir. Dolayısıyla re’sen soruşturulur ve kovuşturulur.
1 – Mağdur Veya Mağdurun Yakınının Hayatına Yönelik Tehdit Suçu
Hayata yönelik tehdit; esasen failin, mağdurun veya mağdurun yakınını öldüreceğinden bahisle tehdit etmesidir. Bu suça örnek olarak;
- “Ölümlerden ölüm beğen”
- “Yakalarsam seni geberteceğim”
- “Seni öldürür yatar çıkarım”
- “Kardeşini yaşatmam”
Gibi eylemler verilebilir. Ancak “sana hayatı zindan ederim, seni elimden kimse alamaz” şeklindeki bir söz yaşam hakkına yönelik bir tehdit olarak değerlendirilemeyecektir.15 Bu hususta Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2014/7920 E., 2016/11167 K. Sayılı kararında16;
“Sanığın, mağdura söylediği iddia olunan “…’nün anasını avradını sinkaf edeceğim, onu yaşatmayacağım” sözünün sübutu halinde TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen hayata yönelik tehdit suçunu oluşturacağı ve takibinin şikayete bağlı olmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi, Kanuna aykırı…”
Şeklinde karar vermiştir. Görüleceği üzere “onu yaşatmayacağım” sözünü hayata yönelik tehdit olarak kabul eden Yargıtay, bu suçun takibinin şikayete tabi olmadığını vurgulamıştır. Zira TCK m. 106/1- 1. Cümlesinde düzenlenen suç şikayete tabi değildir.
2- Mağdur Veya Mağdurun Yakınının Vücut Dokunulmazlığına Yönelik Tehdit Suçu
Vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit suçu, mağdur veya mağdurun yakınının;
- Bedenine acı çektirecek
- Algılama yeteneğine zarar verecek
- Sağlığını bozacak
Eylemler ile tehdit anlamına gelmektedir. Bu tehdit suçuna örnek olarak şu sözcükler verilebilir:
- “Senin ağzını burnunu kırarım”
- “Seni çok kötü döverim”
- “Gelirsem bacaklarını kırarım”
3 – Mağdur Veya Mağdurun Yakınının Cinsel Dokunulmazlığına Yönelik Tehdit Suçu
Mağdur veya mağdurun yakınının cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit suçunun cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Ayrıca bu eylemin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı değildir. Bu hususta Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2014/2948 E., 2016/8130 K. Sayılı kararında17;
“… Sanığın, şikayetçiye gönderdiği “seni de, mekonide, altındaki karınıda s..k mesen, bende adam değilim, konuski seni gürmiyeyim. tlf. aç. S..tirme.karını” şeklindeki mesaj içeriğinin, sanığın kastı nazara alındığından cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı…”
Şeklinde hüküm kurmuştur. Yine Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2014/28934 E., 2014/24568 K. Sayılı kararında18;
“… Sanığın mağdura gönderdiği mesajda yer alan ”seni aradım Nazmi için sen bana küfrettin şimdi sıra bende senin avradını si… yarın evindeyiz yavşak” şeklindeki sözlerin , TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden…”
Şeklinde hüküm kurmuştur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, söylenen sözün hakaret suçu kapsamında mı tehdit suçu kapsamında mı kaldığının belirlenmesidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2017/1148 E., 2017/24923 K. Sayılı kararında19;
“… İddianame içeriği, mağdur ve tanık beyanlarına göre, sanığın “sinkaf edeceğim” şeklinde geleceğe yönelik vücut ve cinsel dokunulmazlığına karşı tehdit suçunu işlediğinin belirtilmesi karşısında, hangi gerekçeyle hakaret suçu kapsamında kalan ”….sinkaf ederim” sözlerinin kabul edildiği tartışılmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması…”
Şeklinde karar vermiştir. Görüleceği üzere bu kararında Yargıtay 4. Ceza dairesi, “sinkaf edeceğim” sözünü vücut ve cinsel dokunulmazlığa karşı tehdit kapsamında kabul etmiş, buna karşın “sinkaf ederim” sözünün hakaret suçu kapsamında kaldığını belirtmiştir.
Malvarlığı İtibariyle Büyük Bir Zarara Uğratacağından Bahisle Tehdit Suçu Nedir?
Malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit suçu, mağdurun şikayeti üzerine 2 aydan 6 aya kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Görüleceği üzere malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehditte mağdurun şikayeti aranmaktadır. Dolayısıyla bu suç re’sen soruşturulup kovuşturulmamaktadır. Ayrıca burada cezalandırılma için “büyük bir zarara uğratma” bildirimi gerekmektedir. Ancak neyin büyük zarar kapsamında kaldığı açıkça belirtilmemiştir. Burada; mağdur malvarlığına zarar gelmemesi için failin haksız talebini karşılamak zorunda kalacak ise suç oluşmaktadır. Aksi takdirde failin sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit suçundan cezalandırılması gündeme gelecektir.20 Ancak bu husus doktrinde tartışmalı niteliktedir.
Sair Bir Kötülük Edeceğinden Bahisle Tehdit Suçu Nedir?
Sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit suçu, mağdurun şerefine, itibarına, özel hayatına, kısacası TCK m. 106’da açıkça belirtilen değerler kapsamında bulunmayan bir değerine yönelik olarak yapılan kötülük bildirimidir.21 Bu suçun cezası, mağdurun şikayeti üzerine 2 aydan 6 aya kadar hapis cezasıdır. Dolayısıyla sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit suçu şikayete tabi bir suç olup re’sen soruşturulup kovuşturulmayacaktır. Bu hususta Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2019/7040 E., 2021/25380 K. Sayılı kararında22;
“…Sanığın, katılan …’ye gönderdiği “Mehmet bugünde kurtardın, bundan sonra seni aramayacağım, seni bulacağım, hangi şartlarda karşılaşırız Allah bilir” biçimindeki mesajın TCK’nın 106/1-2. cümlesi gereğince sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden…”
Şeklinde karar vermiştir. Görüleceği üzere Yargıtay “seni bulacağım, hangi şartlarda karşılaşırız Allah bilir” mesajını sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit suçunu oluşturduğuna karar vermiştir.
Tehdit Suçunun Daha Fazla Ceza Verilmesini Gerektiren Nitelikli Halleri Nelerdir?
Tehdit suçunun daha az ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri; sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit ve malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdittir. Daha fazla ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri ise Türk Ceza Kanunu’nun 106/2 maddesinde düzenlenmiştir. İlgili madde;
“(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Hükmüne haizdir. Dolayısıyla Tehdit suçunun daha fazla ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri;
- Silahla tehdit
- Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle tehdit
- İmzasız mektupla tehdit
- Özel işaretlerle tehdit
- Birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit
- Var olan ya da var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak tehdittir.
İşbu durumda fail hakkında 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Ayrıca bu suçun sağlık personeline karşı işlenmesi durumunda da cezada artırım yoluna gidilecektir. Suçun terör maksadıyla işlenmesi durumunda da cezada artırıma gidilir.
1- Silahla Tehdit suçu
Silahla tehdit suçu, tehdidin nitelikli hallerinden birisidir. Silahla tehditten bahsedebilmek için failin silahı tehdit eyleminde kullanması gerekmektedir. Dolayısıyla failde silah bulunması bu nitelikli halin uygulanmasına yetmeyecektir.23 Türk Ceza Kanunu‘nun 6. Maddesinde silah kavramı tanımlanmıştır. İlgili madde;
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
anlaşılır.”
Hükmüne haizdir. Dolayısıyla silahla tehdit suçunda silah deyiminden yalnızca tabanca anlaşılmamalıdır. Pek çok şey silah kapsamında kabul edilebilir. Bu suçun nitelikli hal olarak düzenlenmesinin temel sebebi, tehdit suçunda silah kullanımının mağdurun iç huzurunu daha yoğun bir biçimde etkileyeceği ve daha çok zarar vereceği gerçeğidir.24 Silahla tehdit kapsamında silaha şunlar örnek verilebilir:
- Bıçak
- Tornavida
- Sopa
- Tabanca
- Jilet
Tabii silah kavramı yalnızca bunlarla sınırlı değildir, bunlar yalnızca birer örnektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/364 E., 2017/6 K. Sayılı kararında25;
“… Tehdidin silahla işlenmesi, mağdur üzerindeki korkunun etkisini artırıp eylemin icrasını kolaylaştırması, tehdidin ciddiliğini göstermesi ve faile cesaret vermesi nedenlerinden dolayı kanun koyucu tarafından nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Suçun silahla işlendiğinin kabulü için failin silahlı olması yeterli olmayıp, tehdidin gerçekleştirilmesi sırasında silahın kullanılmış olması, silahın korkutucu gücünden bir şekilde faydalanılmış olması gerekmektedir.
Kast, insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olduğundan, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir. Kişinin eyleminin, bir suçu oluşturup oluşturmadığının, oluşturuyorsa da hangi suçu oluşturduğunun saptanması için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Sanık ve mağdurların kardeş olup aynı şirketin ortakları olduğu, şirketin üst katında sanık ile mağdur …’in, her biri toplam 12’şer mm kalınlığında çift katlı camlarla kapatılmış bölmeleri oda olarak kullandıkları, sanık ile mağdur …’in odalarının karşılıklı olup aralarında 2 metre genişliğinde koridor bulunduğu, mağdur …’ın odasının ise koridorun sonunda olduğu, sanık ile mağdurların ortaklığı sona erdirme kararı almalarına rağmen bu hususta gerekli adımları atmadıkları, olay tarihinde de sanığın mağdurları telefonla arayıp bu hususu görüşmek istemesi üzerine, mağdur …’in sanığın odasına geldiği, sanığın masasında alkol aldığını gören İbrahim’in sanığa, bu halde kendisiyle konuşamayacağını söyleyerek sanığın odasından çıkıp kendi odasına geçtiği, sanığın daha sonra oturduğu yerden ruhsatlı tabancası ile kendi odasının jaluzi perdeyle kapatılmış camlarına doğru rastgele 12 el ateş ettiği, kendi odasının camlarını delen mermilerin karşıda bulunan mağdur …’in odasının camlarını da delerek mağdur …’in çalışma masasına ve duvarına isabet ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; sanığın kendi odasından mağdur …’in odasına doğru rastgele ateş etmek suretiyle, hem kendi odasının camlarını hem de mağdur …’in odasının camlarını kurşunlaması şeklindeki eyleminin, suçun mağdurunun iç huzurunu bozmaya, mağdurda korku ve endişe oluşturmaya objektif olarak elverişli olması nedeniyle sanığın tehdit kastıyla hareket ettiğinin kabulü gerekmektedir…”
Şeklinde karar vermiştir.
2 – Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Koyması Suretiyle Tehdit
Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle tehdit; mağdurun, failin kim olduğunu tespit edememesi anlamına gelmektedir. Bu nitelikli halin düzenlenmesindeki temel gaye;
- Tanınmayacak haldeki failin daha cesurca hareket etmesi
- Faili tanıyamayacak olan mağdurun iç huzurunun daha yoğun bir biçimde bozulacağı
- Failin tespitinin güçleşmesi
Gibi hususlardır. Failin kendisini “tanınmayacak bir hale koyması” geniş yorumlanmalıdır. Dolayısıyla failin;
- Suratına maske takması
- Peruk takması
- Makyaj yapması
- Köstüm giymesi
Gibi hareketlerin tamamı tanınmayacak bir hale koyma anlamına gelmektedir. Fail, mağduru kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle tehdit etmesi halinde 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacaktır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2014/17501 E., 2017/280 K. Sayılı kararında26;
“… Sanığın, mağdura hitaben, telefonda, kendisini Niksar İlçe Jandarma Komutanlığı’nda görevli …’ olarak tanıtıp tehdit sözleri sarfettiğinin iddia edilmesi karşısında, eyleminin TCK’nın 106/2-b maddesinde düzenlenen kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle tehdit suçunu oluşturabileceğinden, delilleri değerlendirme ve suçu nitelendirme görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden…”
Şeklinde karar vermiştir. Görüleceği üzere Yargıtay, failin kendisini telefonda başka birisi olarak tanıtarak tehdit etmesi durumunda kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle tehdit suçunun oluşabileceğine karar vermiştir. Ayrıca Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2015/18560 E., 2019/16587 K. Sayılı kararında27;
“… TCK’nın 106. maddesinin 2/b fıkra ve bendinde düzenlenen tehdidin, “kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle” işlenmesiyle ilgili nitelikli şeklinin ancak; sanıkla yüzyüze iletişim kurulan hallerde ve sakal, bıyık veya maske takma, kıyafetinde değişiklik yapma gibi dış görünümünü ve dolayısıyla kimliğini değiştirecek şekildeki davranışların varlığı halinde uygulanabileceği ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca gizli numaradan arayan kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilebildiği gözetilmeden, “gizli numaradan aradığı” gerekçesiyle, aynı maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesi yerine, somut olaya uymayan 2. fıkrası uygulanarak fazla cezaya hükmedilmesi… Bozmayı gerektirmiş…”
Şeklinde karar vermiştir. Görüleceği üzere bu iki karar çelişmektedir. Zira Yargıtay bu kararında “kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle tehdit” suçunun ancak yüz yüze iletişim kurulan hallerde hükmedilebileceğine karar vermiştir. Gerekçe olarak da gizli numaradan arayan kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca tespit edilebildiğini göstermiştir.
3 – İmzasız Mektupla İşlenen Tehdit Suçu
Tehdit suçunun imzasız mektupla işlenmesi, tehdit suçunun daha fazla cezayı gerektiren nitelikli hallerinden birisi olup imzasız mektupla tehdit halinde faile 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Bu eylemin nitelikli hal olarak düzenlenmesinin temel sebebi; failin ahlaki kötülüğü, mağdurda oluşacak korkunun yoğunluğu ve mağdurun savunma olanağının kısıtlanmasıdır.28 Burada mektuptan kasıt, mağdura karşı yazılabilecek her türlü yazıdır. Mühim olan, mağdurun yazılan yazının kime ait olduğunu bilmemesidir. Failin internet ortamından gönderdiği mesajın imzasız mektupla tehdit suçunu mu yoksa basit tehdit suçunu mu oluşturduğu tartışma konusu olmuştur. Bu hususta Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/146 E., 2021/363 K. Sayılı kararında29;
“… Uyuşmazlık konusunu ilgilendiren diğer nitelikli hâl ise tehdit suçunun imzasız mektupla işlenmesidir.
Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle tehditte olduğu gibi kanun koyucu tehdidin etkisini artıracağı için imzasız mektupla gerçekleştirilen saldırı bildirimlerini tehdidin nitelikli hâli olarak düzenlenmiştir. İmzasız mektubu nitelikli hâle getiren sebep, faildeki ahlaki kötülüğü göstermesi, kime karşı nasıl bir tedbir alınacağını kestiremediğinden mağdurun savunma imkânını azaltmasıdır (Faruk Erem, Hürriyet ve Suç, … 1952, s. 93). Doktrinde bu nitelikli hâl bakımından mektup kavramının geniş anlamda düşünülmesi gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre, mağdura hitap eden ve klasik anlamda mektup şeklinde olmamakla birlikte kötülük bildiriminin iletiminde kullanılabilen her türlü vasıtayı bu kapsamda düşünmek gerekmektedir. Diğer deyişle, bir belgenin imzasız mektup sayılabilmesi için el yazısı ile veya mektup şeklinde yazılmış olması önemli değildir. Bir kişiye karşı söylenen ve muhatabın kendisine hitap edeni tanımasına imkân vermeyen her türlü yazıyı bildirimi imzasız mektup kapsamında düşünmek gerekmektedir (Mahmut Koca/İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 7. Baskı, … 2020, s. 409). Bu anlamda kıyasa yol açmayacak derecede genişletici yorum metodu kullanılarak faks, telgraf ve e-mail yoluyla yapılan tehditlerin de bu nitelikli hâl kapsamına dâhil edilmesi mümkündür (M. Emin Artuk/Ahmet Gökcen/A. Caner Yenidünya, Adalet Yayınevi, 15. Baskı, … 2015, s. 353; Egemenoğlu, s. 80).
İmzasız mektup, sahibi bilinmeyen ve belirlenemeyen yazılı bildirimleri ifade eder. Dolayısıyla imzasız da olsa mektubun içeriğinden kimin tarafından yazıldığı belirlenebiliyorsa, örneğin imzalı olmamakla birlikte kullanılan uslüp ve bazı terimlerden mektubun kime ait olduğu çıkarılabiliyorsa veya tehdidi içeren imzasız mektup ayrıca fail ile mağdur arasındaki ilişkilere işaret ettiğinden bir belirleme yapmak mümkün olabiliyorsa bu nitelikli hâl uygulanamaz. Mektubun kimin tarafından gönderildiğini, mağdur tarafından bilinip bilinmeyeceğini her somut olayın özelliklerine göre hâkim belirleyecektir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Suç tarihlerinde sanığın tanık …’a ait olduğu intibaını oluşturmak amacıyla edindiği “…@hotmail.com” isimli e-mail adresi aracılığıyla ve kimi zaman da arayıcısına bayan görüntüsü vermek suretiyle katılana ait “…@hotmail.com” adresiyle iletişim sağlayıp “…Yaşamadığın acıları yaşatırım sana, babam … geçirir, istiyosan hemen aile fertlerinden başlayıp evlere gelirim. İyi para kazanıyorsun, ben ise çok az ama merak etme fazla para kazanınca onu tek başına bırakmazlar … Onu ham yaparlar…” şeklinde mesajlar gönderdiği hususunda Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasında uyuşmazlık bulunmayan olayda;
Sanığın suça konu tehdit içerikli mesajları katılana yüz yüze değil mail göndermek suretiyle ulaştırması, göndericisinin kimlik bilgilerini içermeyen elektronik mailin imzasız mektup sayıldığında kuşku bulunmaması, katılana ait e-mail adresinin bilinmesi nedeniyle tehdit içerikli mesajların hangi bilgisayar veya IP adresinden gönderildiğinin saptanmasının teknik olarak mümkün olması ve katılanın söz konusu olay nedeniyle vekili aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçesinde, şüphelendiği sanığın da ismine yer vermesi hususları birlikte gözetildiğinde; inceleme konusu olayda kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle veya imzasız mektupla işlenen tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçuna uyduğu kabul edilmelidir…”
Şeklinde karar vermiştir. Görüleceği üzere Yargıtay, tehdit içerikli mesajların hangi bilgisayar veya IP adresinden gönderildiğinin saptanmasının teknik olarak mümkün olması ve katılanın, şüphelendiği sanığın da ismine şikayetinde yer verdiği gerekçesiyle imzasız mektupla işlenen tehdit suçunun oluşmadığına karar vermiştir. Ancak kanımızca bu karar hatalıdır. Zira bu nitelikli halin mevzuatta bulunmasının sebebi, mağdurun iç huzurunu daha yoğun bir biçimde etkilemesidir. Mağdurun burada IP adresinin tespit edilebileceğini düşünerek iç huzurunun bozulmasını engellemesi söz konusu değildir. Kaldı ki işbu karara katılırsak bu durumda yüz yüze bir biçimde imzasız mektup bırakan kişinin de bir biçimde (örneğin kamera kaydıyla) tespit edilebileceği sonucuna ulaşmamız gerekir, bu da nitelikli hallerin uygulanmasını neredeyse imkansız kılar. Ayrıca 5 Ceza Genel Kurulu üyesi de nitelikli tehdit suçunun oluştuğu yönünde karşı oy kullanmışlardır.
4 – Özel İşaretlerle Tehdit
Özel işaretlerle tehdit, tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinden birisidir. Özel işaretlerle tehdit suçunda faile 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Burada suçun niteliği ve somut olayın özelliği cezanın alt sınıra veya üst sınıra yaklaşmasını belirleyecektir. Her türlü eylem özel işaretle tehdit kapsamında değerlendirilebilir, dolayısıyla burada “özel işaret” kavramı geniş yorumlanmalıdır. Özel işaretle tehdide örnek olarak;
- Mağdurun kapısına mermi bırakılması
- Kanlı bir kıyafet bırakılması
- Tabut bırakılması
Gibi hareketler verilebilir.
5 – Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Tehdit
Birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçu 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası öngörülen, tehdit suçunun daha ağır ceza gerektiren nitelikli hallerinden birisidir. Bu nitelikli halin düzenlenmesinin sebebi, birden fazla kişinin mağdur üzerinde daha fazla bir etki yaratmasıdır.30 Bu suçun vücut bulması için tehdit eden kişilerin aynı anda ve birlikte tehdit etmelerine gerek yoktur. Birinin tehdidini diğer failin işaretleri ve söylemleri ile onaylaması yeterlidir. Bu hususta Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2012/31751 E., 2014/12797 K. Sayılı kararında31;
“…Sanıkların, iddianamede geçen tehdit sözlerini, şikayetçi H.. K..’ın oğlu Ç.K..’ın huzurunda, şikayetçinin ise gıyabında söylediklerinin anlaşılması karşısında, mağdurun eylem esnasında sanıkları görmemesi ve bu şekilde sanıkların birden fazla olmasından kaynaklanan korkutucu ve korunmasız etki ile karşı karşıya kalmaması nedeniyle, eylemlerin, TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hükümler kurulması… Kanuna aykırı…”
Şeklinde karar vermiştir. Görüleceği üzere şikayetçinin gıyabında birden fazla kişi tarafından tehdit suçu oluşamayacağını, zira bu durumda mağdurun, faillerin birden fazla olmasından kaynaklanan korkutuculuk ile karşı karşıya kalmadığını vurgulamıştır.
6 – Var Olan Veya Var Sayılan Suç Örgütlerinin Oluşturdukları Korkutucu Güçten Yararlanılarak Tehdit Suçu
Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak tehdit suçu, tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinden olup cezası 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu suçun işlenmesi için var olan bir örgüt olması da şart değildir. Fail, bir örgütün var olmamasına rağmen mağduru bir örgütün varlığına ikna etmiş ve bu şekilde mağduru örgüt gücüyle tehdit etmişse nitelikli hal uygulanacaktır.32 Bu hususta Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2013/8537 E., 2014/23991 K. Sayılı kararında33;
“…Sanıkların makamında bulunan misafirlerin dışarı çıkmasını istedikleri katılan ile sendika adına görüşmeye başladıkları sırada “siz müdürlüğünüzde çalışan PKK’lı işçilere kötü davranıyormuşsunuz, haksızlık ediyormuşsunuz, PKK’ya kötü davranamazsınız, seni de masanı da yok ederiz” diyerek birden fazla kişi ile birlikte ve var olan bir terör örgütünün adını kullanarak tehdit suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, katılanın aşamalarda değişmeyen ısrarlı anlatımları ve iddiayı doğrulayan tanık beyanlarına göre, sanıkların, TCK’nın 106/2. maddesinin c ve d bentlerinde tanımlanan, birden fazla kişi tarafından birlikte ve var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak tehdit suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında, suçun iki nitelikli halinin birlikte bulunması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerekirken…”
Şeklinde karar vermiştir.
Tehdit Suçu Ve Uzlaştırma
Uzlaştırma; fail ile mağdur arasındaki uyuşmazlığın uzlaştırmacı vasıtasıyla, edimli veya edimsiz olarak çözülmesinin amaçlandığı bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Uzlaştırma, Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun34 253. Maddesinde düzenlenmektedir. İlgili maddeye göre TCK 106/1’de düzenlenen haller uzlaştırmaya tabidir. Dolayısıyla tehdit suçunda kısmen uzlaştırma mümkündür. Şöyle ki;
Failin; mağdura veya mağdurun bir yakınına yönelik olarak:
- Hayata yönelik tehdit
- Vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit
- Cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit
- Malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit
- Sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit
Durumlarında uzlaştırma prosedürü uygulanacaktır. Ancak tehdit suçunun daha fazla cezayı gerektiren nitelikli hallerinde uzlaştırma uygulanmayacaktır. Dolayısıyla TCK m. 106/1 de düzenlenen eylemler uzlaştırmaya tabi iken 106/2’de düzenlenen eylemler uzlaştırmaya tabi değildir.
Tehdit Suçu Ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, şartlar oluştuğu takdirde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, sanığın belirli bir süre boyunca suç işlememesi durumunda sonuç doğurmaması anlamına gelmektedir. Tehdit suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür. Ancak tehdit suçu işleyen sanığa ilişkin HAGB uygulanabilmesi için;
- Tehdit suçu failinin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması
- Failin aldığı sonuç cezanın 2 yıl veya daha kısa süreli hapis cezası veya adli para cezası olması
- Mahkemenin, failin tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaate varmış olması gerekmektedir.
Tehdit Amacıyla Kasten Öldürme, Kasten Yaralama ve Malvarlığına Zarar Verme
Türk Ceza Kanunu’nun 106/3 maddesinde;
“Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.”
Hükmü mevcuttur. Dolayısıyla fail tehdit amacıyla kasten öldürme, yaralama veya malvarlığına zarar verdiği takdirde bu suçlardan ayrıca cezalandırılacaktır.
Kaynakça
- Türk Ceza Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: https://www.mevzuat.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 19.06.2025. ↩︎
- YILMAZ, Ejder: Hukuk Sözlüğü, Yetkin Yayınları, 4. Baskı, Ankara 2010. ↩︎
- BAKICI, Sedat: Tehdit Suçu ve Unsurları, Ankara Barosu Dergisi, 0(5), 717-727, 1992. ↩︎
- SÖZÜER, Adem: Tehdit Suçu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 54(1), 125 146, 1994. ↩︎
- ŞEN, Ersan: Yeni Türk Ceza Kanunu Yorumu Cilt I, Vedat Yayıncılık, İstanbul 2006. ↩︎
- HAFIZOĞULLARI, Zeki/ÖZEN, Muharrem: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, U-S-A Yayıncılık, 6. Baskı, 2017. ↩︎
- ÇALIŞIR, Kurtuluş Tayanç/AKDEMİR ÇALIŞIR, Ayfer: Teoride ve Pratikte Tehdit, Şantaj ve Cebir Suçları, Adalet Yayınevi, 1. Baskı, 2021. ↩︎
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2015/3129 E., 2015/28925 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 20.06.2025. ↩︎
- Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: https://www.mevzuat.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 19.06.2025. ↩︎
- ARTUK, Mehmet Emin: Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayıncılık, 20. Baskı, Ankara 2022. ↩︎
- TARHAN, Emine Ülker: Yeni Türk Ceza Yasasında Tehdit ve Hakaret Suçları, Yetkin Yayınları, 2007. ↩︎
- SOYASLAN, Doğan: Ceza Hukuku Özel Hükümler, Yetkin Yayıncılık, 12. Baskı, Ankara 2018. ↩︎
- ŞAHBAZ, İbrahim: Açıklamalı ve İçtihatlı Türk Ceza Kanunu Cilt II, Yetkin Yayıncılık, 2. Baskı, Ankara 2020. ↩︎
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2017/21390 E., 2018/14140 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 20.06.2025. ↩︎
- ÜZÜLMEZ, İlhan: Yeni Türk Ceza Kanunu’nun Hürriyete Karşı İşlenen Suçlar Sistemi Çerçevesinde Tehdit, Şantaj ve Cebir Kullanma Suçları, Turhan Kitabevi, Ankara 2007. ↩︎
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2014/7920 E., 2016/11167 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 19.06.2025. ↩︎
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2014/2948 E., 2016/8130 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 20.06.2025. ↩︎
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2014/28934 E., 2014/24568 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 20.06.2025. ↩︎
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2017/1148 E., 2017/24923 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 20.06.2025. ↩︎
- MALKOÇ, İsmail: Açıklamalı – İçtihatlı 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (Madde 1- 178), Malkoç Kitabevi, 3. Baskı, 2008. ↩︎
- ÖZEN, Mustafa: Ceza Hukuku Özel Hükümler Dersleri, Adalet Yayıncılık, 2. Baskı, Ankara 2017. ↩︎
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2019/7040 E., 2021/25380 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 21.06.2025. ↩︎
- ÖNDER, Ayhan: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 1994. ↩︎
- Koca, M. ve İ. Üzülmez, (2020), Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, (7. Baskı), Adalet Yayıncılık, Ankara; ↩︎
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/364 E., 2017/6 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 21.06.2025. ↩︎
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2014/17501 E., 2017/280 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 21.06.2025. ↩︎
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2015/18560 E., 2019/16587 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 21.06.2025. ↩︎
- YOKUŞ SEVÜK, Handan: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, Ankara 2019. ↩︎
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/146 E., 2021/363 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 22.06.2025. ↩︎
- AYDIN, Devrim: Tehdit Suçu, Ceza Hukuku Dergisi, Cilt 15 Sayı 42 , s. 9-42, 2020. ↩︎
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2012/31751 E., 2014/12797 K. Sayılı kararı, Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 21.06.2025. ↩︎
- YILMAZ, Murat: Tehdit Suçu, İstanbul Barosu Dergisi, Kasım Aralık 2014/88 (6), ss. 216 235. ↩︎
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2013/8537 E., 2014/23991 K. Sayılı kararı Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://www.corpus.com.tr/ , Erişim Tarihi: 21.06.2025 ↩︎
- Ceza Muhakemesi Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: https://www.mevzuat.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 21.06.2025. ↩︎
