Toplum düzenini derinden sarsan ve mağdurlar üzerinde ağır psikolojik etkiler bırakan suçların başında yağma suçu gelir. Halk arasında daha çok “gasp” olarak bilinen bu suç, basit bir hırsızlığın çok ötesindedir. Çünkü yağma, sadece malvarlığına değil, aynı zamanda kişinin beden dokunulmazlığına ve irade özgürlüğüne yönelik ciddi bir saldırıdır.

Yağma Suçu (Gasp) Nedir?

Halk arasında gasp olarak da adlandırılan yağma suçu; cebir ve tehditle işlenen hırsızlıktır.1 Yani yağma suçunun içerisinde hem cebir veya tehdit hem de hırsızlık bulunmaktadır. Bu yönüyle yağma, bir bileşik suçtur. Zira bileşik suç; birden fazla hareketten oluşan suç anlamına gelmektedir.2 Yağma suçunda da fail, esasen başkasının zilyedindeki malı kendi üzerine almaya çalışmaktadır. Ancak bunu yaparken cebir, tehdit veya yaralama gibi yollara başvurarak mağdurun iradesini de etkilemektedir. Dolayısıyla yağma suçu hem malvarlığına hem de kişi dokunulmazlığı ile hürriyetine karşı işlenen bir suçtur.

Yağma suçunun temel hali, Türk Ceza Kanunu‘nun3 148. Maddesinde;

“(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.

(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.”

Şeklinde düzenlenmektedir.

Yağma Suçu Cezası Nedir?

Yağma suçu cezası, 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak bu ceza, basit yağma suçu cezasıdır. Nitekim TCK m. 148:

“(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.

(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.”

Hükmüne haizdir. Buna karşılık nitelikli yağma suçunun cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. Ayrıca yağma suçu işlenirken neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama oluştuğu takdirde fail ayrıca kasten yaralama suçundan cezalandırılacaktır.

Bunun dışında yağma suçunun cezası, daha az ceza verilmesini gerektiren nitelikli hallerin varlığı halinde daha düşük olacaktır. Bu haller ise şunlardır:

Bir Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili Amacıyla İşlenmesi: Failin, mağdurdan olan meşru bir alacağını tahsil etmek amacıyla cebir veya tehdide başvurması durumunda, artık yağma suçundan değil, yalnızca tehdit veya kasten yaralama suçlarından ceza verilir.

Malın Değerinin Azlığı: Yağmalanan malın değerinin çok az olması durumunda, hâkimin takdirine bağlı olarak cezada üçte birden yarıya kadar indirim yapılabilir.

Yağma Suçunun Unsurları Nelerdir?

Yağma, yani gasp suçunun varlığından bahsedebilmek için bu suçun unsurlarının tamamının varlığı gerekmektedir. Aksi takdirde suçun varlığından bahsedilemeyecektir.

A – Yağma (Gasp) Suçunun Maddi Unsurları

Yağma suçunun maddi unsurları konu, fiil, fail, netice ve mağdurdur. Yağma suçundan bahsedebilmek için bu unsurların tamamının varlığı aranmaktadır.

1 – Yağma Suçunda Suçun Konusu

Suçtaki hareketin yöneldiği şey suçun konusunu oluşturmaktadır. Yağma suçunda suçun konusu, kanımızca taşınır ve taşınmaz mallardır. Ancak taşınmaz malların yağma suçunun konusu olarak kabul edilip edilemeyeceği doktrinde tartışmalı bir husustur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/661 E.,  2014/535 K. Sayılı kararında4;

“… Öğreti ve yargısal kararlarda benimsendiği üzere; malın taşınabilir olması, sahibinin rızasının bulunmaması, malın alınması ve faydalanma kastının varlığı gibi hususlar yönünden hırsızlık suçuna benzeyen yağma suçu, failin malı almak veya zilyedinin malın alınmasına rıza göstermesini sağlamak bakımından cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi nedeniyle hırsızlık suçundan ayrılmaktadır.
b) Yağma gibi mal aleyhine işlenen suçlardan olan hırsızlıkta taşınır mal sahibinin rıza ve hatta çoğu zaman haberi olmaksızın bulunduğu yerden alındığı halde, yağmada fail, mağdura karşı cebir veya tehdit kullanarak malı bulunduğu yerden almaktadır. Bu nedenle hırsızlık suçunda korunan hukuki yarar zilyetlik hakları iken, yağmada zilyetlik haklarının yanında aynı zamanda kişi özgürlüğü de korunmaktadır…”

Şeklinde karar vererek yağma suçunun taşınabilir mallara ilişkin olarak işlenebileceğini vurgulamıştır. Ancak aksi yönde kararlar da mevcuttur. Ayrıca uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin kullanıcıları yahut satıcıları arasında oluşan ihtilaf nedeniyle uyuşturucu maddeyi zorla alma durumunda yağma suçu oluşmayacaktır. Zira uyuşturucu ve uyarıcı maddeler Türk Medeni Kanunu‘na5 göre mülkiyete konu edilebilecek mallardan değillerdir.6 Doktrinde alacak haklarının yağma suçuna konu olup olamayacağı ise tartışmalı niteliktedir.

Ayrıca TCK m. 148/2’de düzenlenen, “Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi” eylemi de senedin yağması suçunu oluşturur. Bu durumda suçun konusu, senet olacaktır.

2 – Yağma Suçunda Fiil

Yağma suçunda fiil; “cebir veya tehditle bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak” demektir.7 Dolayısıyla yağma suçu birden fazla hareketli bir suçtur. Bu hareketlerin bazıları araç fiil bazıları ise amaç fiildir. Yağma suçunda araç fiiller:

  • Cebir
  • Tehdit

Olmak üzere iki tanedir. Amaç fiiller:

  • Malı teslime mecbur kılmak
  • Bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak

şeklindedir.

1 – Yağma Suçunda Araç Fiiller

Yağma suçunda araç fiiller, cebir ve tehdit olmak üzere iki tanedir. Yani fail hem cebirle hem tehditle bu suçu işleyebilecektir.

a – cebir

Cebir, bir kimseyi isteğinin aksine bir hareketi yapmaya veya yapmamaya zorlamasıdır.8 Türk Ceza Kanunu’nun 148/3 maddesi;

“Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.”

Hükmüne haizdir. Bu, doktrinde cebir karinesi olarak adlandırılmaktadır. Dolayısıyla mağdurun kendisini bilmeyecek veya savunmayacak hale getirilmesi de cebir olarak kabul edilecektir. Bu duruma örnek olarak kişinin içeceğine uyuşturucu veya uyarıcı madde konulması verilebilecektir. Esasen cebir, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç olarak düzenlenmektedir. Zira Türk Ceza Kanunu’nun 108. Maddesi;

“Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.”

Hükmüne haizdir. Cebirde failin zor kullanması söz konusu olmaktadır. Cebir, kasten yaralama eylemi ile birbirine benzemektedir. Ancak cebir yaralama boyutuna ulaşabileceği gibi, yaralamanın mevcut olmaması durumunda da cebrin varlığından söz edilebilecektir.

b – tehdit

Tehdit, yağma suçunun araç hareketlerinden birisidir. Esasen, Türk Ceza Kanunu’nun 106. Maddesinde tehdit suçu düzenlenmiştir. Yani tehdit suçu ayrı bir suç olarak da düzenlenmektedir. Ancak tehdit vasıtasıyla mağduru bir malı teslime ya da bir malı almaya karşı koymamaya zorlama eylemi yağma suçunu gündeme getirecektir. Tehdit, bir kişiye karşı gelecekte sair bir kötülük edileceğinin bildirilmesi ile kişinin iç huzurunun bozulmasıdır. Tehdit hareketi yağma suçunda bir kişi veya o kişinin yakının;

  • Hayatına
  • Vücut dokunulmazlığına
  • Cinsel dokunulmazlığına

Yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle olabileceği gibi mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle de olabilecektir.

2 – Yağma Suçunda Amaç Fiiller

Yağma suçunda amaç fiiller; malın yağması ve senedin yağması olarak ikiye ayrılmaktadır.

A – Malın Yağması

Malın yağması; bir malın teslimi amacıyla mağdura yönelik olarak cebir ve tehdit kullanımı ile iradesinin etkilenmesi sonucunda malın teslim alınması anlamına gelmektedir. TCK m. 148/1’de fail, “bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi” şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla böyle bir durumda malın yağması gündeme gelecektir.

B – Senedin Yağması

Senedin yağması, Türk Ceza Kanunu’nun 148/2 maddesinde düzenlenmektedir. İlgili madde;

“Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.”

Şeklinde düzenlenmiştir. Yağma suçu cezası 6 yıldan 10 yıla hapis cezası olup bu ceza hem malın yağması hem de senedin yağması durumunda geçerlidir.

3 – Yağma Suçunda Fail

Bu suçta fail, bir diğer maddi unsurdur. Fail, Türk Ceza Kanunu‘nun 37. Maddesine göre suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştiren kişi faildir. Yağma suçu fail bakımından özgü bir suç değildir. Yani herkes bu suçun faili olabilecektir. Ancak Türk Ceza Kanunu’nun 266. Maddesi gereğince;

“Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.”

Dolayısıyla şayet fail bir kamu görevlisiyse ve görevi gereği elinde bulundurduğu araç ve gereçleri yağma suçunda kullanıyorsa verilecek ceza üçte biri oranında artırılacaktır. Ayrıca yağma suçunda failin tek kişi olup olmaması da önem taşımaktadır. Zira yağma suçunun nitelikli hallerinden birisi de birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Birden fazla fail birlikte yağma suçu işlemişse verilecek ceza on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıdır.

4 – Yağma Suçunda Netice

Yağma suçunun maddi unsurlarından birisi de neticedir. Yani suçun oluşması için neticenin gerçekleşmesi şarttır. Yağma suçunda netice ise aşağıdakilerden birisidir:

  • Fail, mağdura uyguladığı cebir ve tehdit ile mağdurdan malı almalıdır.
  • Cebir ve tehdit uygulayan fail, mağduru malı teslime zorlamalıdır.
  • Fail, mağduru malın alınmasına karşı koymamaya zorlamalıdır.

Ancak bu neticeler malın yağmasına ilişkin neticelerdir. Senedin yağmasına ilişkin neticeler ise;

  • Fail; mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi vermeye veya bu senedin alınmasına karşı koymamaya mecbur edebilir.
  • Fail; mağdurun var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye veya bu senedin alınmasına karşı koymamaya mecbur edebilir.
  • Mağdur; fail tarafından ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya mecbur edilebilir.
  • Fail; mağduru var olan bir senedi imha etmeye mecbur edebilir.
  • Fail; mağduru imhasına karşı koymamaya mecbur edebilir.

Dolayısıyla fail; cebir ve tehdidi senede veya mala ulaşmak için kullanmalıdır. Failin cebir ve tehdidi ile mal veya senede ulaşmak yahut imha etmek arasında bir nedensellik bağının bulunması şarttır.

5 – Yağma Suçunda Mağdur

Yağma suçunun maddi unsurlarından birisi mağdurdur. Yağma suçunda herkes mağdur olabilecektir. Mağdur, cebir ve tehdit karşısında malı vermeye ya da karşı koymamaya zorlanan kişidir.9 Ayrıca yağma suçunda mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi bir nitelikli haldir. Bu nitelikli halin cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. Lakin bu durumda önemli olan husus; mağdurun kendisine yönelen cebir ve tehdidi algılayabilecek durumda olmasıdır. Tehdit ve cebiri algılayabilecek bir mağdur bulunmadığı takdirde failin eylemi hırsızlık suçu olarak değerlendirilebilir.

B- Yağma (Gasp) Suçunun Manevi Unsuru

Halk arasında gasp olarak bilinen yağma suçunun manevi unsuru kasttır. Kast; failin işlediği suçun kanuni unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesidir. Bu kast doğrudan olabileceği gibi olası kast da olabilir. Ancak yağma suçu taksirle işlenemeyecektir. Ayrıca failin içerisinde bir yararlanma amacı bulunmalıdır. Failin maldan yararlanıp yararlanmadığı önemli değildir. Ancak yararlanma amacı olmalıdır. Örneğin failin amacı yalnızca zarar vermek ise bu durumda mala zarar verme ve hırsızlık suçlarının oluşup oluşmadığı gündeme gelecektir.

C – Yağma Suçunda Hukuka Aykırılık Unsuru

Yağma suçundan bahsedebilmek için hukuka aykırılık unsurunun da gerçekleşmesi gerekmektedir. Zira hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı halinde hukuka aykırılık bulunmayacak ve bu sebeple faile ceza verilemeyecektir. Teorik olarak, bazı durumlar işlenen fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldırabilir. Bunlara “hukuka uygunluk nedenleri” denir. TCK’da düzenlenen temel hukuka uygunluk nedenleri şunlardır:

Kanun hükmünü yerine getirme (TCK m. 24/1): Bir kanun hükmünü uygulayan kişinin fiili hukuka aykırı değildir. Örneğin, bir icra memurunun mahkeme kararıyla borçlunun mallarına haciz uygulaması, dışarıdan bakıldığında zorla mal alma gibi görünse de kanuni bir görevin ifası olduğu için hukuka uygundur ve yağma suçunu oluşturmaz. Ancak bu yetkinin sınırlarının aşılması, örneğin icra memurunun yetkisini aşarak şiddet kullanması durumu ayrıca değerlendirilir.

Amirin emri (TCK m. 24/2): Yetkili bir mercii tarafından verilip yerine getirilmesi zorunlu olan emrin uygulanması bir hukuka uygunluk sebebidir. Örneğin sulh ceza hakimliği tarafından bir kişinin dijital materyallerine el konulmasına karar verildiği takdirde kolluk kuvvetinin kendisine direnen bir kişiye karşı zor kullanması hukuka uygun nitelikte olacaktır.10

Meşru savunma (TCK m. 25/1): Bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı bir şekilde defetmesi durumudur. Yağma suçunda meşru savunmanın uygulanma alanı oldukça dardır. Zira yağma, zaten kendisi haksız bir saldırı niteliğindedir.

Esasen Türk Ceza Kanunu’nda hakkın kullanımı da bir hukuka uygunluk sebebi olarak sayılmaktadır. Ancak alacağın tahsili amacıyla yağma, Türk Ceza Kanunu’nun 150. Maddesinde cezayı azaltan neden olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla bir kimsenin hakkı olan şeyi cebir veya tehdit kullanarak alması hukuk düzenince korunmamaktadır.11

Yağma Suçunun Nitelikli Halleri Nelerdir?

Yağma suçunun birtakım nitelikli halleri bulunmaktadır. Nitelikli hal denildiğinde doğrudan cezayı ağırlaştıran nitelikli haller akla gelse de cezayı azaltan nitelikli haller de mevcuttur. Temel şekilde suçu cezası 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak nitelikli halin durumuna göre ceza artıp azalabilecektir.

Yağma (Gasp) Suçunda Cezayı Ağırlaştıran Nitelikli Haller Nelerdir?

Yağma, yani gasp suçunda cezayı ağırlaştıran birtakım nitelikli haller bulunmaktadır. Temel şekilde yağma suçu cezası 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası iken nitelikli yağma suçu cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. Nitelikli yağma; Türk Ceza Kanunu‘nun 149. Maddesinde;

“(1) Yağma suçunun;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,

e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,

h) Gece vaktinde,

İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Şeklinde düzenlenmektedir.

1 – Silahla Yağma

Yağma suçunun silahla işlenmesi halinde fail hakkında 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacaktır. Yağma suçunda böyle bir nitelikli hal öngörülmesinin temel sebebi silahın, suçun icrasını kolaylaştırması, mağduru korkutması ve faile cesaret vermesidir.12 Türk Ceza Kanunu’nun 6/f-1 maddesi gereğince silah;

“f) Silah deyiminden;

1. Ateşli silahlar,

2. Patlayıcı maddeler,

3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,

4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,

5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,

anlaşılır.”

Hükmü gereğince saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her türlü alet yağma suçunda silah olarak kabul edilebilecektir. Hatta öyle ki yağma silahın gerçek olup olmaması da önemli değildir. Silahın gerçeğe benzemesi ve korkutucu bir nitelikte olması silahla yağmanın oluşmasına sebebiyet verecektir. Ancak mağdurun yağma sırasında silahının belinde bulunması doğrudan bu nitelikli halin uygulanmasına sebebiyet vermeyecektir. Mühim olan failin mağdura bilerek silahı göstermesi, hissettirmesi veya bir şekilde silahın korkutucu gücünden yararlanmasıdır.

2 – Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Koyması Suretiyle Yağma

Yağma suçunda failin kendisini tanınmayacak bir hale koyması durumu daha fazla cezayı gerektiren bir nitelikli hal olarak düzenlenmektedir. Bu durumun nitelikli hal olarak kabul edilmesinin temel sebebi ise; failin teşhisinin zorlaşması, mağdura daha yoğun bir korku salması ve savunma imkanını daraltması, failin daha büyük cesaretle yağma suçunu işlemesi sebepleri gösterilebilir. Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koymasına örnek olarak şunlar verilebilir:

Failin;

  • Başına çorap geçirmesi
  • Yüzüne kar maskesi takması
  • Kadın kıyafetleri giymesi
  • Peruk takması

Gibi hususların tamamı kişinin kendisini tanınmayacak hale koymasına birer örnektir. Bu nitelikli halin cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır.

3 – Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma

Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma, yağma suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinden biridir. Yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde faillere 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Bu hususun nitelikli hal olarak düzenlenmesinin temel sebebi, fail sayısı arttıkça mağdurun yaşadığı korkunun da o kadar artacağı gerçeğidir. Ancak Yargıtay, faillerin birden fazla olmasına rağmen mağdurun faillerden yalnızca birini gördüğü halde de nitelikli halin uygulanacağına karar vermektedir. Bu duruma gerekçe olarak faillerin birden fazla oluşunun birbirlerine güç ve cesaret verdiğini göstermiştir.13

4 – Yol Kesmek Suretiyle Ya Da Konutta, İşyerinde Veya Bunların Eklentilerinde Yağma

Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde yağma, yağma suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerindendir. Nitelikli yağma suçu cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. Yol kesme suretiyle yağma; her türlü patika, yol, tarla, bağ gibi yerlerde insanların önüne geçerek cebir veya tehditle malların alınması ya da kişilerin teslime zorlanmasıdır.14 Ancak bu nitelikli halin uygulanması için suçun yolda işlenmiş olması tek başına yeterli olmayacaktır. İşbu nitelikli hal, failin; mağdurun yoldan geçmesini beklemesi ve tasarlaması ile mağdurun geçiş özgürlüğünü kısıtlaması durumunda uygulanacaktır. Nitekim Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2009/27121 E., 2010/16672 K. Sayılı kararında15;

“… Yol kesmek suretiyle yağma suçunun işlendiğinin kabulü için, yol üzerinde gerçekleştirilmesi yeterli olmayıp, yakınanın yoldan geçmesini beklemek suretiyle tasarlanıp işlenmiş ve geçiş özgürlüğü kısıtlanıp önü kesilmiş olması koşulu aranacağından …”

Şeklinde karar vermiştir.

Yağma suçu konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde işlendiği takdirde de faile daha ağır ceza verilecektir. Bu nitelikli halin düzenlenmesinin temel sebebi, failin aynı zamanda konut veya işyeri dokunulmazlığını ihlal etmesidir. Burada konut kavramı geniş yorumlanmaktadır. Yani konut denildiğinde yalnızca ev, apartman dairesi değil, mağdurun fiilen yaşamakta olduğu;

  • Baraka
  • Çadır
  • Konteyner
  • Karavan
  • Otel odası

gibi yerlerin tamamı konut olarak kabul edilecektir. Dolayısıyla örneğin çadırda yağma suçu cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası olarak kabul edilecektir. İşyeri ise müşteri ile ilişki kurulan mekandır.16 Eklenti ise o yapıyı tamamlayan başkaca yapılarak olarak adlandırılabilir. Aşağıdaki örnekler birer eklenti olarak kabul edilebilecektir:

  • Teras
  • Kömürlük
  • Odunluk
  • Asansör
  • Merdiven boşluğu
  • Apartman merdiveni
  • Teras

Dolayısıyla bu yerlerde işlenen yağma suçu da nitelikli yağma olarak kabul edilecektir.

5 – Beden Veya Ruh Bakımından Kendini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Yağma Suçu

Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yağma suçu, yağmanın nitelikli hallerinden biridir. Savunmasız kişiye karşı yağma suçu cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. Burada önemli olan mağdurun faile karşı kendini savunamayacak bir durumda olmasıdır. Bu duruma örnek olarak;

  • Yaş küçüklüğü
  • Aşırı yaşlılık
  • Görme engeli
  • Yürüme engeli
  • Hamilelik

gibi durumlar örnek olarak gösterilebilecektir. Somut olayın özelliklerine göre bu durumun var olup olmadığı incelenecektir. Ayrıca bu nitelikli halin varlığının kabulü için failin, mağduru bizzat bu hale getirmemiş olması gerekmektedir. Fail, mağduru kendini savunamayacak bir duruma getirdiği takdirde bu eylem yağma suçunun cebir unsuru içerisinde değerlendirme alanı bulacaktır.17

6 – Var Olan Veya Var Sayılan Suç Örgütlerinin Oluşturduğu Korkutucu Güçten Yararlanılarak Yağma Suçu

Yağma, yani gasp suçunun bir diğer nitelikli hali de var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak yağma suçudur. Türk Ceza Kanunu‘nun 220/1 maddesi;

“…Örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir…”

Hükmüne haizdir. Dolayısıyla örgüt denildiğinde suç işlemek amacıyla bir araya gelmiş en az üç kişiden bahsedilecektir. İşbu nitelikli halin uygulanabilmesi için örgütün var olması dahi gerekmemektedir. Yani var sayılan ancak gerçekte var olmayan bir örgüt vesilesiyle de bu suç işlenebilmektedir. Ancak gasp suçunda bu nitelikli halin uygulanabilmesi için örgütün bir suç örgütü olması, korkutucu bir şöhrete sahip olması ve failin de bu korkutucu şöhretten faydalanarak yağma suçunu işlemiş olması gerekmektedir. Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak yağma suçu cezası, 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu hususta Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/28108 E., 2014/2775 K. Sayılı kararında18;

“… Oluşa ve kabule göre, sanığın gece 23.00 sıralarında suça konu markete gelerek üzerinde taşıdığı tabancayı katılana doğrultup ‘”Biz PKK.dan geliyoruz, 2 arkadaşım dışarıda, ani bir hareketinle burayı tarayacaklar, kasayı boşalt'” demek suretiyle katılan M.. C..’ı tehdit edip iş yerinden 100 TL para ile toplam 60 TL değerinde sigarayı alıp kaçtığı olayda silahla yağma suçunun gece, iş yerinde ve var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında…”

Şeklinde karar vermiştir.

7 – Suç Örgütüne Yarar Sağlamak Maksadıyla Yağma Suçu

Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla yağma, suçun nitelikli hallerinden bir diğeridir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için failin örgüte üye olması şart değildir. Örgüte yarar sağlamak amacıyla suçun işlenmesi nitelikli halin oluşması için yeterlidir. Ayrıca mağdura yönelik olarak örgüte bağış vermek, aidat ödemek, üye olmak gibi örgüte yarar sağlamaya zorlanması durumunda da nitelikli halin oluşacağı kabul edilmektedir.

8 – Gece Vaktinde Yağma Suçu

Yağma, yani gasp suçunun gece vaktinde işlenmesi durumunda bu nitelikli halin uygulanacağı kabul edilmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 6/e maddesi;

“… Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi, anlaşılır.”

Hükmüne haizdir. Dolayısıyla güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman diliminde yağma suçu işlendiği takdirde nitelikli yağmadan bahsedilecektir. Dolayısıyla bu nitelikli halin uygulanıp uygulanamayacağı belirlenirken öncelikle suçun işlendiği zaman net olarak tespit edilmelidir. Gece vakti yağma suçu cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır.

Son olarak şunu söylemek gerekir ki, yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Yağma (Gasp) Suçunda Cezayı Hafifleten Nitelikli Halleri Nedir?

Yağma suçunda cezayı hafifleten nitelikli hal, kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile malın değerinin azlığı halleridir. Bu husus, Türk Ceza Kanunu‘nun 150. Maddesinde;

“(1) Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.”

Şeklinde düzenlenmektedir.

1 – hukuki Bir İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma

Hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit veya cebir kullanılması halinde fail yalnızca cebir veya kasten yaralama suçundan cezalandırılacaktır. Dolayısıyla fail yağma suçundan cezalandırılmayacaktır. Ancak bu nitelikli halin uygulanabilmesi için aşağıdaki şartların tamamının varlığı gerekmektedir:

  • Fail ile mağdur arasında bir alacak ilişkisi olmalı (fail mağdurdan alacaklı olmalı)
  • Bu alacak hukuki bir ilişkiden kaynaklanmalı
  • Fail tarafından alacağın tahsili amacıyla mağdura bir cebir veya tehdit uygulanmalı.

Hemen belirtmek gerekir ki bu hukuki ilişkinin fail ile mağdur arasında bulunması şarttır. Yani alacaklı ile borçlu dışındaki kimselerin, alacaklının alacağını tahsili amacıyla yağma suçunu işlemesi halinde bu nitelikli hal uygulanmayacaktır. Başkasına çek veya senet tahsilatçılığı yapanlar hukuki ilişkiye taraf olmadığından bu nitelikli hal uygulanmayacaktır.19

2 – Malın Değerinin Azlığı

Malın değerinin azlığı sebebiyle verilecek olan ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilecektir. Ancak bu bir zorunluluk değildir. Kanun burada hakime bir takdir yetkisi tanımıştır. Malın değeri, malın parasal ederidir.20 Şayet fail bir malın değerinin az olduğunu düşünerek onu yağma yoluyla almaya çalışırsa bu durumda fail hatasından yararlanacaktır. Burada malın değerinin az olup olmadığı yalnızca hakimin takdirindedir. Ayrıca yağma suçunun failinin hangi mala yönelik olarak yağma suçunu işlemeye çalıştığı net bir biçimde ortaya konmalıdır.

Yağma Suçu (Gasp) Ve Tutuklama Tedbiri

Tutuklama tedbiri, belli şartlar oluştuğu takdirde sanığın kaçmasını, delilleri yok etmesini ve değiştirmesini önlemek maksadıyla getirilmiş, en ağır koruma tedbirlerinden birisidir. Yağma suçu tutuklama tedbirinde katalog suçlardandır. Dolayısıyla yağma suçunun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılır ve sanık tutuklanabilir. Ancak burada tutuklama tedbirine karar verilebilmesi için;

  • Somut deliller
  • Bu delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri

Olmazsa olmazdır. Hakim tutuklamaya karar vereceği takdirde hangi somut delillerin var olduğunu ve bu delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerini ayrıntılı bir biçimde açıklamakla yükümlüdür. Aksi takdirde tutukluluk bir peşin cezaya dönüşecektir.

Yağma Suçunda Teşebbüs

Yağma suçunda teşebbüs, failin elinde olmayan sebeplerle yağma suçunu tamamlayamamasıdır. Türk Ceza Kanunu‘nun 35. Maddesi;

“(1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.

(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.”

Hükmüne haizdir. Yağma suçu, failin mağdura yönelik olarak cebir ve tehdidinin ardından malı zilyetliğine geçirmesiyle tamamlanan bir suç tipidir. Dolayısıyla failin cebir ve tehdit uygulamasının ardından elinde olmayan sebeplerle malı hakimiyet alanına sokamaması durumunda yağma suçuna teşebbüs meydana gelecektir. İşbu durumda da faile verilecek olan cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilecektir. Burada mühim olan husus, malın zilyetliğinin ele geçirilip geçirilmediğidir. Zira hırsızlık suçunda failin eşyayı hakimiyet alanına almasıyla suç tamamlanırken yağma suçunda zilyetliğin mağdurdan alınmasıyla birlikte suç tamamlanmış olacaktır.

Yağma Suçunda İştirak

İştirak, suçun özel görünüş biçimlerinden birisidir. İştirak, birden fazla failin suçun meydana gelmesinde birlikte katılım göstermeleridir. Yağma suçunda iştirak mümkündür. Burada failin suç işleme kastına katılım göstermeyen ancak suçun icrai hareketlerine yardım sağlayan kişi ise yardım eden sıfatında cezalandırılacaktır. Ayrıca belirtmek gerekir ki alacağın tahsili amacıyla yağmada iştirak mümkün değildir. Zira alacağın tahsili amacıyla yağma suçunun oluşabilmesi için failin alacaklı konumda bulunması gerekmektedir.

Yağma Suçunda İçtima

İçtima, sözlük anlamı olarak “toplantı, toplanma, kavuşum” gibi anlamlara gelmektedir.21 Türk Ceza Kanunu‘nun 42. Maddesinde;

“… Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz…”

Hükmüne haizdir. Yağma suçu bir bileşik suçtur. Zira yağma; tehdit, cebir ve hırsızlık suçlarının birleşmesiyle oluşmaktadır. Dolayısıyla yağma suçu oluştuğu takdirde ayrıca bu suçlardan ceza verilmez. Yine örneğin yağma suçunun konutta işlenmesi kanunda bir nitelikli hal olarak sayıldığından faile ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ceza verilmeyecektir. Ancak fail yağma suçunu işlerken aynı zamanda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlemişse bu durumda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrıca ceza verilecektir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 43. Maddesinde zincirleme suç hükümleri düzenlenmektedir. Mezkur düzenleme;

“1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.”

Hükmüne haizdir. 3. Fıkra gereğince yağma suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmayacaktır. Dolayısıyla bu suçta aynı suçu işleme kapsamında farklı zamanlarda birden fazla yağma eylemi gerçekleştirildiği takdirde her bir eylem ayrıca cezalandırılacaktır. Yine yağma suçu tek hareketle birden fazla kişiye karşı işlendiği takdirde mağdur sayısı kadar suç oluşacaktır.

Kaynakça

  1. ÖZBEK, Veli Özer/DOĞAN, Koray/BACAKSIZ, Pınar: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümleri. Seçkin Yayınevi, Ankara 2020. ↩︎
  2. DÖNMEZER, Sulhi/ERMAN, Sahir: Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku. Genel Kısım , C.1, İstanbul 1997. ↩︎
  3. Türk Ceza Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: https://www.mevzuat.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 25.07.2025. ↩︎
  4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/661 E.,  2014/535 K. Sayılı kararı, UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://mevzuat.adalet.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 28.07.2025. ↩︎
  5. Türk Medeni Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: https://www.mevzuat.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 25.07.2025. ↩︎
  6. EKER, Hüseyin: Yağma Suçları. Adalet Yayınevi, 2014. ↩︎
  7. KOCA, Mahmut/ÜZÜLMEZ, İlhan: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler. Adalet Yayınevi, Ankara 2013. ↩︎
  8. YILMAZ Ejder: Hukuk Sözlüğü. 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 1992. ↩︎
  9. ÖZEN, Mustafa: Ceza Hukuku Özel Hükümler Dersleri. Adalet Yayınevi, Ankara 2021. ↩︎
  10. YAŞAR, Osman/GÖKCAN, Hasan Tahsin/ARTUÇ, Mustafa: Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu. 4.Cilt, Adalet Yayınevi, Ankara 2014. ↩︎
  11. PARLAR, Ali/HATİPOĞLU, Muzaffer: Türk Ceza Kanunu Yorumu. 3. Cilt, Seçkin Yayınları, Ankara 2008. ↩︎
  12. CENTEL, Nur/ZAFER, Hamide/ÇAKMUT, Özlem: Kişilere Karşı İşlenen Suçlar. Beta Yayınevi, İstanbul 2011. ↩︎
  13. BALCI, Fidan/ÖZTÜRK, Seyithan: Hırsızlık, Karşılıksız Yararlanma ve Yağma Suçları. 1. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara 2017. ↩︎
  14. TAŞDEMİR, Kubilay: Mala Karşı Suçlar. Gen Matbaacılık, Ankara 1993. ↩︎
  15. Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2009/27121 E., 2010/16672 K. Sayılı kararı, UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://mevzuat.adalet.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 05.08.2025. ↩︎
  16. ARSLANTÜRK, Mustafa: İcrasından İnfazına Bütün Yönleriyle Yağma Suçu. Adalet Yayınevi, Ankara 2018. ↩︎
  17. TOROSLU, Nevzat: Ceza Hukuku Özel Kısım. Savaş Yayınevi, Ankara 2007. ↩︎
  18. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/28108 E., 2014/2775 K. Sayılı kararı, UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://mevzuat.adalet.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 05.08.2025.  ↩︎
  19. İŞÇENEROĞLU, Mehmet: Yağma Suçunun Bir Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili Amacıyla İşlenmesi. Edt. Mustafa Çakır, Uluslararası Hukuk Kongresi: Güncel Temalar & Başlıklar, Legal Yayıncılık, İstanbul 2018. ↩︎
  20. EKER, Hüseyin: Yargıtay Kararları Işığında Yağma Suçunda Değer Azlığı Kavramı (5237 sayılı TCK’nın 150/2 Maddesi). Terazi Aylık Hukuk Dergisi, 2010, S. 50, (s. 129-144). ↩︎
  21. Türk Dil Kurumu Sözlükleri, Erişim Adresi: https://sozluk.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 06.08.2025. ↩︎

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir