
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanık hakkında verilen hükmün belli bir süre açıklanmaması ve sanık tarafından belirli bir süre kasıtlı bir suçun işlenmemesi halinde hiçbir sonuç doğurmamasını ifade etmektedir. Bu makalemizde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir” sorusuna cevap verecek ve bu müessesenin uygulanma şartlarını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin özel hususları ve sonuçlarını inceleyeceğiz.
İçindekiler
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Müessesesi Ve Hukuki Dayanağı
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartları Nelerdir?
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hususunda Yapılan Değişiklik
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilemeyecek Olan Haller
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararının Verilmesi Usulü
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararının Sonuçları Nelerdir?
- Sanığın Denetim Süresi İçerisinde Yeni Bir Suç İşlemesi Veya Yükümlülüklere Uymaması
- Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması (HAGB) Kararına Karşı Kanun Yolu
- Hükmün Açıklanması Durumunda İtiraz Kanun Yolu
- Kaynakça
- Son Yazılarımız
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Müessesesi Ve Hukuki Dayanağı
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, belirli şartların gerçekleşmesi halinde sanık hakkında verilen hükmün belirli bir süre boyunca sanığın suç işlememesi halinde hiçbir sonuç doğurmaması anlamına gelmektedir. Hagb müessesesinde sanığın işlediği suçun cezasının tespiti ertelenmemektedir, tespit edilen suça ilişkin olarak verilmiş olan ceza hükmünün ertelenmesi söz konusudur. İşbu müessese, Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun [1] 231. Maddesinde düzenlenmektedir. Mezkur madde şu şekildedir:
(1) Duruşma sonunda, 232nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla
olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki
hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye
mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.
HAGB, erteleme kavramının ceza muhakemesi hukukundaki yansımalarından birisidir [2]. Bu müessesede mahkeme mahkumiyet hükmünü kurar, ancak kurmuş olduğu hükümden aynı duruşmada hükmü açıklamaktan vazgeçmektedir. Fakat bu vazgeçme şartlı bir vazgeçmedir [3]. Dolayısıyla sanık, belirlenen sürede kasıtlı bir suç işler ise bu durumda hüküm açıklanacak, verilmiş olan ceza sonuç doğuracaktır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartları Nelerdir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için birtakım şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Şayet şartlar gerçekleşmemiş ise HAGB kararı verilemeyecektir. İşbu şartlar;
- Mahkumiyet kararı verilmelidir.
- Sonuç ceza iki yıl veya daha kısa süreli hapis veya adli para cezası olmalıdır.
- Sanık daha önce bir kasıtlı suçtan mahkum olmamalıdır.
- Mahkemece, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması
- Zararın giderilmesi gerekmektedir.
1- Mahkumiyet Kararı Verilmesi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için gereken ilk şart, bir mahkumiyet kararıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/5 maddesi;
“Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilir.”
Hükmüne haizdir. Dolayısıyla hagb uygulanabilmesi için öncelikle mahkeme tarafından sanığın suç işlediğinin sabit görülmesi gerekecektir. Sanığın işlediği suçu sabit gören mahkeme, sanık hakkında bir cezaya hükmedecektir.
2- Sonuç Cezanın İki Yıl Veya Daha Kısa Süreli Hapis Veya Adli Para Cezası Olması
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sonuç cezanın iki yıl veya daha kısa süreli hapis veya adli para cezası olması durumunda uygulanacaktır. Bu durum, hagbnin uygulanabilmesi için bir ön koşuldur. Dolayısıyla verilen ceza iki yıldan uzun süreli ise mahkeme hükmün açıklanmasına karar veremeyecektir. Nitekim Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 231/5 maddesinde;
“Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir…”
Hükmü mevcuttur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, belirli şartların gerçekleşmesi durumunda uygulanan ve denetim süresinde sanık tarafından kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde sanık hakkında verilen hükmün sonuç doğurmamasını sağlayan bir müessesedir. Ancak, HAGB her suç için uygulanamaz. Nitekim Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/14 maddesi;
“Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.” Hükmüne haizdir. Görüleceği üzere T.C. Anayasası‘nın [4] 174. Maddesinde koruma altına alınmış olan, inkılap kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak hagb kararı verilemeyecektir.
3- Sanığın Daha Önce Kasıtlı Bir Suçtan Mahkum Olmaması
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının bir diğer şartı, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamasıdır. Bu husus, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6-a maddesinde düzenlenmektedir. Sanık daha önce kasten bir suç işlemiş ve mahkum olmuş ise bu durumda hagb uygulanamaz. Dolayısıyla sanık doğrudan kastla bir suç işleyip hakkında mahkumiyet kararı verilmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gibi olası kastla bir suç işleyip mahkumiyet kararı aldığı takdirde de hagb uygulanmayacaktır [4]. Ayrıca daha önce verilmiş olan cezanın infaz edilmesine gerek yoktur, ceza kesinleştiği takdirde hagb kararı verilemeyecektir.
4- Mahkemenin, Sanığın Yeniden Suç İşlemeyeceği Hususunda Kanaate Varması
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, mahkeme tarafından sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması gerekmektedir. Mahkeme, kanaatini belirlerken; sanığın kişisel özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önüne alacaktır. Mahkemenin inceleyeceği sanığın kişisel özellikleri ise şunlardır [5] :
Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarından kasıt ise şunlardır:
Bu incelemelerin ardından mahkemece sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılırsa diğer şartların varlığı halinde hükmün açıklanması geri bırakılacaktır.
5- Zararın Giderilmesi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için bir diğer koşul ise zararın giderilmesidir. Nitekim Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 231/6-c maddesi:
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.”
Hükmüne haizdir. Burada sanık, mağdurun yahut kamunun uğradığı maddi zararı gidermelidir. Ayrıca bu maddi zararlar, doğrudan oluşan maddi zararlardır. Yani dolaylı olarak oluşan maddi zararların giderilmesi gerekmemektedir. Örneğin; taksirle yaralama suçundan dolayı mağdurun ödemek zorunda kaldığı hastane masrafları doğrudan zarar kapsamındadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını arzulayan sanık mağdurun hastane masraflarını karşılayarak zararını gidermekle yükümlüdür. Ancak mağdurun hastanede kaldığı süre boyunca çalışamamasından kaynaklı uğradığı zararlar dolaylı zarar kapsamında olup sanığın bu zararı giderme yükümlülüğü bulunmamaktadır [6] . Ayrıca zararı doğrudan sanığın gidermesi şartı da bulunmamaktadır, sanığın rızası ile üçüncü bir kişi de mağdurun veya kamunun uğradığı zararı giderebilir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hususunda Yapılan Değişiklik
7499 Sayılı Kanun [8] ile yapılan değişiklikler sonucunda, eskinden hagb kararı verebilmek için sanığın rızası aranmakta iken artık bu rıza aranmamaktadır. Dolayısıyla sanık hagb uygulanmasını kabul etmese de hagb kararı verilebilecektir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilemeyecek Olan Haller
HAGB kararı, yalnızca şartları oluştuğu takdirde verilen bir karardır. Her türlü hal ve durumda mahkemece HAGB kararı verilememektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecek olan haller şunlardır:
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararının Verilmesi Usulü
Bütün şartlar oluştuğu takdirde mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilecektir. -Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının içeriğinde hem bir mahkumiyet hükmü, hem de mahkumiyet hükmünün ardından gelen hagb kararı yer alacaktır. Hem mahkumiyet hem de hagb kararının kısa kararda yer alması gerekmektedir [9] . Ancak şu hususa dikkat edilmelidir; hagb kurumunun uygulanması hakimin takdirine bağlıdır. Dolayısıyla kanunda yer alan bütün şartlar oluşsa dahi hakim hagb kararı vermek zorunda değildir. Lakin hakim takdir ederse;
Hallerinde sanık hakkında hagb kararı verilebilecektir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararının Sonuçları Nelerdir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), ceza hukukunda sanığa belirli şartlar altında ikinci bir şans tanıyan bir uygulamadır. HAGB kararının en önemli sonucu, sanık hakkında verilen hükmün kesinleşmemesi ve belirlenen denetim süresi içinde yeni bir suç işlenmemesi durumunda davanın düşmesidir. Bu sayede, kişi adli sicil kaydında herhangi bir mahkûmiyet almadan hayatına devam edebilir. HAGB kararının sonuçları madde madde şu şekilde özetlenebilir:
1- Davanın Düşmesi
Hagb kararının ilk ve en önemli sonucu, sanığın yükümlülüklere uygun davranması halinde davanın düşmesine karar verilmesidir. Nitekim bu hususta Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/10 maddesi:
“Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere
uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.”
Hükmüne haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi durumunda hüküm açıklanacaktır. Ancak bu durum yalnızca kasten işlenen suçlarda söz konusu olacaktır. Dolayısıyla denetim süresi içerisinde sanık tarafından taksirli suç işlenmesi, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına sebebiyet vermeyecektir. Madde metninden çıkan bir diğer sonuç ise kasten işlenen suçun “denetim süresi içinde” işlenmesi halinde hükmün açıklanacağıdır. Dolayısıyla mahkum tarafından denetim süresi sona erdikten sonra kasten yeni bir suç işlenmesi halinde de davanın düşmesine karar verilmesi gerekmektedir [10] .
2- HAGB Kararının Özel Sicile Kaydedilmesi
Hagb kararı verilmesinin bir diğer sonucu da HAGB kararının özel sicile kaydedilmesidir. Bu husus, Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 231/13. Maddesinde;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.”
Şeklinde düzenlenmektedir. Dolayısıyla kaydedilen hagb kararları ancak bir soruşturma veya kovuşturma sebebiyle Cumhuriyet savcısı, mahkeme ya da hakim tarafından istenebilecektir. Yani verilen hagb kararları, masumiyet karinesinin bir gereği olarak gizli tutulmaktadır.
3- Denetimli Serbestlik Tedbiri
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin bir diğer sonucu da sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasıdır. Sanık hakkında verilecek denetim, 5 yıllık bir süreye tabi olacaktır. Bu süre, verilmiş olan hagb kararının kesinleşmesinin ardından başlayacaktır [11] . Denetimli serbestlik tedbiri, Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 231/8. Maddesinde şu şekilde düzenlenmektedir:
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.”
Dolayısıyla hagb sonucunda 5 yıllık denetime tabi tutulacak olan sanık hakkında şu denetimlere karar verilebilecektir:
Ayrıca bu denetimler uygulandığı takdirde denetim süresi bir yıldan fazla olamaz.
Sanığın Denetim Süresi İçerisinde Yeni Bir Suç İşlemesi Veya Yükümlülüklere Uymaması
Sanık, denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uymaz veya yeni bir kasıtlı suç işlerse bu durumda mahkemece hükmün açıklanmasına karar verilecektir. Bu husus; Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 231/11 maddesinde şöyle düzenlenmektedir:
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.
Dolayısıyla bu hallerde mahkeme hükmü açıklayacaktır. Ancak sanığın kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirememesinde geçerli bir sebep bulunduğu takdirde mahkemece;
karar verilebilecektir.
Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması (HAGB) Kararına Karşı Kanun Yolu
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir. İstinafa başvuru, ilk derece mahkemesinin verdiği hagb kararına karşı yapılacaktır. Ancak ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi yahut Yargıtay tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse bu durumda başvurulacak kanun yolu temyizdir. Bu husus, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/12 maddesinde şu şekilde düzenlenmektedir:
“272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.”
Dolayısıyla başvurulan kanun yolunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenecektir.
Hükmün Açıklanması Durumunda İtiraz Kanun Yolu
Sanık tarafından denetim süresi içerisinde kasten bir suç işlenmesi ya da yükümlülüklerin ihlal edilmesi sebebiyle hükmün açıklanması kararı verilecektir. Hükmün açıklanması durumunda ise itiraz kanun yoluna başvurulabilecektir. Ancak bu itiraz, itiraz mercii tarafından sınırlı bir denetime tabi tutulacaktır. Zira itiraz mercii, verilen hükmün açıklanması kararını iki yönden inceler:
Bu hususları inceleyen itiraz mercii dosya üzerinden yapılmış olan itirazı karara bağlar.
Kaynakça
[1] Ceza Muhakemesi Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: www.mevzuat.gov.tr , Erişim Tarihi: 21.02.2025.
[2] GÜNEŞ, Seyithan: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, On İki Levha Yayınları, 1. Baskı, İstanbul 2018
[3] HOROZGİL, Denizhan: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Savaş Yayınevi, 1. Baskı, Ankara 2017.
[4] KUMBASAR, Enver: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Seçkin Yayınları, Ankara 2012.
[5] GÜNDÜZ, Bilal: Son Değişiklikler Işığında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Ankara Barosu Dergisi. Y.66. S.1., 2008.
[6] TURAN, Hüseyin: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Uygulanması, Adalet Yayınevi, 2. Baskı, Ankara 2014.
[7] T.C. Anayasası, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: www.mevzuat.gov.tr , Erişim Tarihi: 24.02.2025.
[8] 7499 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: www.mevzuat.gov.tr , Erişim Tarihi: 22.02.2025.
[9] EPÖZDEMİR, Rezan: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Adalet Yayınevi, 4. Baskı, Ankara 2021.
[10] ÜNVER, Yener/HAKERİ, Hakan: Ceza Muhakemesi Hukuku, Adalet Yayınevi, 13. Baskı, Ankara 2017.
[11] GÜNAY, Erhan: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, 1. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2010.
