Kira bedelinin tespiti davası, kira tespit davası olarak da bilinen, kira bedelinin yeniden belirlenmesi amacıyla açılan bir davadır. İşbu dava kiracı veya kiraya veren tarafından açılmaktadır. Bu dava, uygulamada “kira artış davası” olarak da isimlendirilmektedir. Ancak davayı kiracı da kiranın yeniden belirlenmesi amacıyla açabilmektedir. İşbu makalemizde kira bedelinin tespiti davasını, davanın şartlarını, kira tespit davasında görevli ve yetkili mahkemeyi ve davaya ilişkin sair hususları inceleyeceğiz.

Kira Bedelinin Tespiti Davası Nedir?

Kira bedelinin tespiti davası, konut ve çatılı işyerine ilişkin kira sözleşmelerinde uygulanan, “kira tespit davası” veya “kira artış davası” olarak da bilinen bir dava türüdür. Bu davayı kiracı veya kiraya veren açar, ancak uygulamada genellikle davayı kiraya verenler açmakta ve kira bedelinin artışını talep etmektedir. İşbu dava Türk Borçlar Kanunu‘nun [1] 344. Maddesinde düzenlenmektedir. İlgili maddede:

“Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.
Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir.
Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir.
Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin
belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır.”

Şeklinde düzenlenmektedir.

Kira Tespit Davasının Şartları Nelerdir?

Kira tespit davasının şartları şu şekildedir:

  • Bir kira sözleşmesi bulunmalıdır.
  • Kira sözleşmesi, konut veya çatılı işyeri kirasına ilişkin olmalıdır.
  • Hukuki yarar bulunmalıdır.

Bu şartlar gerçekleştiği takdirde kira bedelinin tespiti davası açılabilecektir.

Bir Kira Sözleşmesinin Bulunması Nedir?

Kira tespit davasının açılabilmesi için ilk şart, bir kira sözleşmesinin bulunmasıdır. Kira sözleşmesinin bulunmasından kasıt, yalnızca yazılı bir biçimde akdedilen sözleşme değildir. Bu sözleşme taraflar arasında sözlü bir biçimde de yapılabilecektir. Nitekim kira sözleşmesini Türk Borçlar Kanunu‘nun 299. Maddesi şu şekilde tanımlamaktadır:

“Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”

Ayrıca Türk hukuk sisteminde şekil serbestisi bir kuraldır [2]. Şekil serbestisi, kanunda aksi öngörülmeyen bütün sözleşmelerin şekil şartının bulunmamasıdır. Diğer bir deyişle kanunda şekil şartı öngörülmeyen bütün sözleşmeler serbest şekilde yapılacaktır. Nitekim Türk Borçlar Kanunu‘nun 12. Maddesi de bu konuda;

“Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir.
Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.”

Demektedir. Görüleceği üzere şayet kanunda şekil şartı öngörülmüş ise bu durumda öngörülen şekle uymayan sözleşmeler geçersiz olacaktır. Kira sözleşmesine ilişkin olarak kanunda herhangi bir şekil şartı öngörülmediğinden kira sözleşmesi hem sözlü, hem adi yazılı, hem de resmi yazılı bir biçimde yapılabilecektir. Kira sözleşmesi sözlü şekilde yapılabilmesine karşın, bir hukuki uyuşmazlık durumunda sözleşmenin ispatı zorlaşacağından yazılı bir biçimde yapılması en sağlıklı yoldur. Nitekim davacı kira sözleşmesinin varlığını ispatlayamadığı takdirde davası reddedilecektir. Bu hususta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2011/9992 E., 2011/14381 K. Sayılı kararında [3]:

“…Davacı, davalı ile aralarında sözlü kira sözleşmesi yapıldığını ileri sürmüş, davalı yazılı ya da sözlü kira sözleşmesinin bulunmadığını savunmuştur. Davacı, yukarıda açıklanan kural uyarınca kiracılık ilişkisinin varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Davacı kira ilişkisinin varlığını yasal deliller ile kanıtlayamadığına göre davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir…”

Şeklinde karar vermiştir.

Konut ve Çatılı İşyeri Ne Demektir?

Kira artış davası açabilmenin bir diğer koşulu, kiranın konut ve çatılı işyerine ilişkin olmasıdır. Konut ve çatılı işyeri kirası olmayan kiralarda TBK m. 344 hükmü uygulanamaz, yani kira tespit davası açılamaz. Konut, doktrine kişinin temel ihtiyaçlarını karşıladığı, etrafı ve üstü örtülü yer olarak tanımlanmaktadır [4] . Bir yapının konut olarak tanımlanıp tanımlanamamasındaki temel etken; binanın dış yapısından ziyade kişinin kullanım amacıdır [5] . Ancak yine de konut, kişinin barınma ve korunma ihtiyacını karşılamalıdır. Bu sebeple bir barakanın ya da çadırın kiralanması durumunda konut kirası söz konusu olmayacaktır [6] .

Çatılı işyeri ise, kişinin kazanç elde etme amacı ile sınai, ticari ve mesleki faaliyetlerini sürdürdüğü ya da mesleğin icrasını sağlayan üstü örtülü yerdir [7] . Bir yerin kira hukuku anlamında çatılı işyeri olarak kabul edilmesinin temel şartı, o yerin mesleğin icrasını sağlaması ya da mesleki veya ticari bir faaliyet sürdürülmesi gerekliliğidir. Dolayısıyla mezkur yapıda bir mesleki faaliyet sürdürülmüyor ise o yer çatılı işyeri olarak tanımlanamayacak ve TBK m. 344 hükmü uygulanamayacaktır. Örneğin bir büro, atölye, dükkan veya fabrika gibi yerler çatılı işyeri olarak kabul edilmektedir.

Hukuki Yarar Nedir?

Hukuki yarar, esasen her davada bulunması gereken bir dava şartıdır. Kira tespit davasında da hukuki yarar bir dava şartıdır. Dolayısıyla bu davanın açılabilmesi için davacının hukuki bir yararının bulunması gerekmektedir. Örneğin kiracı kiranın artırılması için kira bedelinin tespiti davası açamaz, zira hukuki yararı bulunmayacaktadır. Kiraya veren de kiranın düşürülmesi amacıyla kira tespit davası açamaz.

Kira Bedelinin Tespiti Davasının Esasları

Kira bedelinin tespiti davası, kira bedelinin yeniden uyarlanması amacı ile kiracı veya kiralayan tarafından açılan bir davadır. Bu dava, niteliği itibariyle birtakım özel esaslar içermektedir. Örneğin sözleşmede artışa ilişkin bir hüküm bulunmaması ya da bulunması durumunda davaya ilişkin esaslar değişecektir.

Sözleşmede Kira Artışına İlişkin Hüküm Bulunmaması Durumunda Kira Bedelinin Tespiti Davası

Kira artış davasında sözleşmede kira artış oranı belirlenmemiş ise Türk Borçlar Kanunu’nun 344/2 maddesi devreye girecektir. İlgili maddeye göre:

“Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir.”

Hükmü bulunmaktadır. Böyle bir durumda hakim, kira artış oranını bir önceki kıra yılına ilişkin TÜFE’deki 12 aylık ortalamalara göre kira bedelini belirleyecektir. Ancak bu durum 5 yılı geçmeyen kira sözleşmeleri için gerekli olacaktır. Ayrıca TBK 345/1 hükmü:

“Ancak, bu dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar.”

Dolayısıyla sözleşmede kira artışına ilişkin hüküm bulunmaması durumunda, mahkemece verilen artış kararının yeni kira dönemine sirayet etmesi için davanın yeni kira döneminin başlangıcından en geç otuz gün önce açılması ya da kiraya veren tarafından kiracıya yazılı bildirimde bulunması gerekmektedir. Aksi takdirde kira bedeli, dava sürerken başlayan yeni kira dönemine sirayet etmeyecektir.

Sözleşmede Kira Artışına İlişkin Hüküm Bulunması Durumunda Kira Tespit Davası

Sözleşmede kira artışına ilişkin bir hüküm bulunması durumunda Türk Borçlar Kanunu’nun 344/1 hükmü devreye girecektir. İlgili hüküm:

“Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.”

Dolayısıyla taraflar arasında bir artış oranı belirlenmiş ise bu artış oranı bir önceki yılın 12 aylık TÜFE endeksini geçmediği takdirde geçerlidir. Ayrıca TBK m. 345/2:

“Sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli de, bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur.”

İşbu hükümden hareketle, taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunması durumunda kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunması durumunda yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli, yeni kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli olacaktır. Dolayısıyla burada kiracıya yazılı bildirimde bulunulması ya da yeni kira döneminden en az otuz gün önce dava açılması gibi bir şart bulunmamaktadır. Bu durumun sebebi, sözleşmede kira bedelinin artışına ilişkin hüküm bulunmasıdır.

5 Yıl Veya Daha Uzun Süreli Kira Sözleşmelerinde Kira Artış Davası

5 Yıl veya daha uzun süreli sözleşmelerde kira artış davası, özel bir niteliktedir. Zira bu durumda TBK m. 344/3 gereğince hak ve nesafet kuralları devreye girecektir. Nitekim TBK m. 344/3:

“Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir.”

Görüleceği üzere 5 yıl veya daha uzun süreli kira sözleşmesinin varlığı halinde, taraflarca sözleşmede artışa ilişkin bir hüküm konulup konulmadığı incelenmeyecektir. Yani taraflarca artış kararlaştırılıp kira bedeli artırılmış olsa dahi kira artış talep edilebilecektir. Böyle bir durumda hakim tarafından verilecek kararda TÜFE üst sınır olmayacaktır. 5 yıl veya daha uzun süreli kira sözleşmelerinde kira tespit davasında kira bedeli belirlenirken şu kriterlere dikkat edilecektir:

  • Taşınmazın konumu
  • Çevredeki emsal kira bedelleri
  • Taşınmazın durumu
  • Taşınmazın kullanım şekli
  • Çevresinde bulunan imkanlar

Bu kriterlerin göze alınarak hakim tarafından takdir edilmesine hak ve nesafet kuralları adı verilmektedir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2012/17801 E., 2012/22510 K. Sayılı kararında:

“…Kira bedelinin tespiti bir sınırlamadır ve hakim kira bedelini takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir.18/11/1964 gün ve 2/4 İ.B.K.ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamaya yaparken uzman bilirkişi kurulu ile davaya konu yer ve emsalleri somut olarak incelemeli, kira bedeline etki eden konum, çevre, nitelik, kullanım şekli, kiranın başlangıç tarihi, kira süresi gibi nitelikleri karşılaştırmalı hak ve nesafete, tarafların, kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira bedelini tespit etmelidir…”

Şeklinde karar vermiştir.

Takdir Edilen Kira Bedeli Ne Zamandan İtibaren Geçerli Olacaktır?

Kira tespit davasında takdir edilen kira bedelinin ne zamandan itibaren geçerli olacağı hususu ihtimallere göre değişmektedir. Şöyle ki;

  • Kira bedelinin tespiti davasının yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün önce açılması durumu: Bu durumda mahkemece hükmedilen kira bedeli, yeni kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli olacaktır.
  • Kira tespit davasının açılmamasına rağmen yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün önce kiracıya yazılı olarak kiranın artırılacağının bildirilmesi durumu: Bu durumda da mahkemenin hükmettiği kira bedeli, yeni kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli olacaktır.
  • Sözleşmede kira bedelinin artışına ilişkin hüküm bulunması durumu: Sözleşmede kira bedelinin artırılacağına ilişkin hüküm bulunması halinde yeni kira dönemi içerisinde açılan davada aylık kira bedeli, yeni kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli niteliktedir.

Kira Bedelinin Tespiti Davasında Davacı

Kira bedelinin tespiti davasında davacı, kiracı veya kiralayandır. İşbu dava her ne kadar uygulamada “kira artış davası” olarak bilinse de bu davayı kiracı da “kira bedelinin indirilmesi” talebi ile açabilecektir. Ancak bu durum, ekonomik koşullar sebebiyle uygulamada pek çok görülmemektedir. Şayet kiracı birden fazla ise bu durumda kira tespit davasını bütün kiracılar birlikte açmalıdır. Aksi takdirde taraf teşkili sağlanmadığından davanın reddine karar verilir. Aynı şekilde kiraya verilen taşınmaz elbirliği mülkiyetinde bulunmakta ise bu durumda kiraya veren de birden fazla kişi olduğundan kiraya verenlerin tamamı tarafından dava açılmalıdır. Aksi takdirde terekeye temsilci atanmak suretiyle dava açılması gerekecektir.

Kira Bedelinin Tespiti Davasında Davalı

Kira bedelinin tespiti davasında davalı, kiracı veya kiraya verendir. Şayet davalı ölmüş ise davalının mirasçıları davaya dahil edilecektir.

Kira Tespit Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Kira tespit davasında görevli ve yetkili mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘ndaki [8] görev ve yetki kurallarına göre belirlenecektir. İşbu kanunun 4/1-a maddesine göre:

“Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler.”

Dolayısıyla kira tespit davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olacaktır. Yetkili mahkeme ise birden fazladır. Kira tespit davasında yetkili mahkeme;

  • Davalının yerleşim yeri mahkemesi
  • Kiralananın bulunduğu yer mahkemesi

Olacaktır.

Kira Tespit Davasına İlişkin İçtihatlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/3985 E. 2017/12377 K. Sayılı kararı [9] :

“…Dava niteliği itibariyle kira bedelinin tespiti davası olup davacının 16.10.2015 tarihinde açtığı dava ile 01.09.2014 tarihinden itibaren kira bedelinin geçmişe dönük olarak tespitini istemesi mümkün değildir. O halde Mahkemece yapılacak iş; yeni kira döneminde kira bedelinin tespitini isteyip istemediği hususunun davacı taraftan sorularak, istenmesi halinde öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira bedeline etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, mahkemece bu kira bedeli dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete, özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira bedeline hükmedilmesi gerekirken, davanın kira bedelinin uyarlanması olarak nitelendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir…”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/5281 E.,2018/1949 K. Sayılı kararı [10] :

“…Olayımıza gelince; Taraflar arasında imzalanan 01.01.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, 19.01.2015 tarihinde açtığı işbu dava ile 5 yıldan sonraki dönem olan -01.01.2015 tarihinden itibaren başlayan- hak ve nesafet dönemine ilişkin kira bedelinin tespitini talep etmiştir. Bu itibarla, Mahkemece yapılacak iş re’sen emsal araştırması da yapılarak ve bu konuda uzman olan kişilerden seçilecek bilirkişilerle birlikte keşif yapılmak suretiyle kiralananın yeniden boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira bedeli tespit edilip bu kira bedelinden davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken…”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/3675 E. 2017/17062 K. Sayılı kararında [11] :

“…24.11.2015 tarihli bilirkişi kurulunun raporunda; tarafların emsal bildirmediği, taşınmazın nezih bir semtte oluşu, rağbet derecesinin yüksek olması ve olumlu özellikleri dikkate alınarak, dava konusu taşınmazın hak ve nesafete göre yeniden boş olarak kiraya verilmesi halinde 6.000 USD aylık kira getirisinin olabileceği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda kiralanana ilişkin aylık kira bedelinin belirlenmesinde hiçbir emsal araştırması yapılmadığı gibi, Yargıtay denetimine uygun objektif ölçülerle kira bedelinin belirlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece kiralananın aylık kira bedeli, herhangi bir gerekçe bildirmeksizin Yargıtay’ın istikrarlı uygulamalarınca benimsenen %10 oranının altında kalacak şekilde indirim yapılarak brüt 5700 USD olarak tespitine karar verilmiştir. Bu durumda Mahkemece, gerekirse resen emsal araştırması yapılmak suretiyle, ve Dolar kurundaki artışlar da dikkate alınarak, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bir şekilde rapor alınarak, taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedeli belirlenip bu bedelden davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapıldıktan sonra kira bedelinin brüt olarak tespiti gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir…”

Kaynakça

[1] Türk Borçlar Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: www.mevzuat.gov.tr , Erişim Tarihi: 13.02.2025.

[2] EREN, Fikret: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, Ankara 2022.

[3] Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2011/9992 E., 2011/14381 K. Sayılı Kararı, Dejure AI, Erişim Adresi: www.dejure.ai , Erişim Tarihi: 14.02.2025.

[4] URAL ÇINAR, Nihal: Türk Borçlar Kanunu’nda Düzenlenen Kira Sözleşmelerinde Kira Bedelinin Ödenmemesi ve Hukuki Sonuçları, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul 2014.

[5] ARAL, Fahrettin/ AYRANCI, Hasan: Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Yetkin Yayınları 11. Baskı, İstanbul 2018.

[6] GÜMÜŞ, Mustafa Alper: ‘’ Yeni ‘’ 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’na Göre Kira Sözleşmesi (TBK m. 299 – 356), 04.07.2012 Tarihli ve 6353 Sayılı Kanun’a Göre Güncellenmiş 2. Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2012.

[7] AYDEMİR, Efrail: Türk Borçlar Yasasına Göre Kira Hukuku, Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş 4. Baskı, Ankara 2016.

[8] Hukuk Muhakemeleri Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: www.mevzuat.gov.tr, Erişim Tarihi: 18.02.2025.

[9] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/3985 E. 2017/12377 K. Sayılı Kararı, Dejure AI, Erişim Adresi: www.dejure.ai , Erişim Tarihi: 19.02.2025.

[10] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/5281 E.,2018/1949 K. Sayılı Kararı, Dejure AI, Erişim Adresi: www.dejure.ai , Erişim Tarihi: 19.02.2025.

[11] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/3675 E. 2017/17062 K. Sayılı kararı, Dejure AI, Erişim Adresi: www.dejure.ai , Erişim Tarihi: 19.02.2025.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir