ZİNA SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

Zina sebebiyle boşanma davası, aile hukukunda önemli yer tutan bir müessesedir. Zina, Türk Medeni Kanunu’nda sayılan özel boşanma sebeplerinden birisidir. Bu makalemizde zina (aldatma) sebebiyle boşanma davasını, bu davanın şartlarını, davacı ve davalıyı, görevli ve yetkili mahkemeyi, ispatı, hak düşürücü süreyi ve zina sebebiyle boşanma davasına dair özel hususları işleyeceğiz.

Zina Sebebiyle Boşanma Davası Nedir?

Zina sebebiyle boşanma davası; Türk Medeni Kanunu‘nun [1] 161. Maddesinde bulunan özel boşanma sebeplerindendir. İlgili maddeye göre; eşlerden birisi zina ederse diğer eş boşanma davası açma hakkına sahip olacaktır. Zina kavramı, evlilik birliğinin devamı sırasında eşlerden birisinin başka bir karşı cinsle cinsel ilişkiye girmesi demektir. Bir olayın zina sayılabilmesi için mutlaka karşı cinsle bir ilişki olmalıdır. Aynı cinsiyetten kişilerin ilişkiye girmesi hukuken zina olarak kabul edilmeyecektir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Davacı

Zina sebebiyle boşanma davasında davacı, eşinin zina ettiğini düşünen diğer eştir. Dolayısıyla eşinin kendisini aldattığı kanaatinde olan eş zina sebebiyle boşanma davasını açabilecektir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Davalı

Zina sebebiyle boşanma davasında davalı, davacının zina ettiğini iddia ettiği eştir.

Zinanın Şartları

Zinanın şartları üç tanedir. Bir eylemin zinanın şartı olarak kabulü için şu üç şartın varlığı aranacaktır:

Evlilik Birliği
Cinsel ilişki
Kusur

1- Evlilik Birliğinin Varlığı

Eşler arasında evlenmeden, boşanmanın kesinleşmesine kadar tam bir cinsel sadakat yükümlülüğü mevcuttur. Eşler bu sadakat yükümlülüğünü ihlal etmemekle mükelleftir. Evlilik birliği ise Türk Medeni Kanunu’nun 185/1 maddesine göre evlenme ile birlikte eşler arasında kurulur. Eşler arasında evlilik birliğinin başlaması için tarafların evlendirme memuru önünde evlenmek istediklerini beyan etmeleri yeterlidir.

2- Cinsel İlişki

Cinsel ilişki; zina olgusunun maddi unsurudur. [2] Karşı cinsle her yakınlaşma cinsel ilişki kapsamına girmez. Bu bağlamda öpme, koklama, okşama, flörtleşme gibi hareketler hukuken doğrudan zina kapsamında değildir. Ancak bu hareketler zinanın varlığına bir emare teşkil eder. Doğrudan cinsel ilişkinin ispatı oldukça zordur. Dolayısıyla hukuken doğrudan cinsel ilişki ispatlanamasa da kişilerin birtakım davranışları cinsel bir ilişki gerçekleştiğine emare teşkil edebilmekte ve böylelikle zina ispatlanabilmektedir.

İnsan Dışında Bir Varlıkla Cinsel İlişki Zina Olarak Kabul Edilir Mi?

İnsan dışında bir varlıkla girilen cinsel ilişki zina olarak kabul edilemez. [3] Bu durum somut olayın özelliklerine göre hukuken; haysiyetsiz hayat sürme, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, onur kırıcı davranış olarak nitelendirilebilir.

Kadının Kocasından Habersiz Yapay Döllenme Yaptırması Zina Olarak Kabul Edilir Mi?

Kadının kocasından habersiz yapay döllenme yaptırması zina olarak kabul edilemez. [4] Zira burada da cinsel ilişki şartı gerçekleşmemiştir. Bu husus da şartları oluştuğu takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak nitelendirilip boşanma kararı verilebilecektir.

Aynı Cinsiyetten Kişilerin Cinsel İlişkisi Zina Mıdır?

Aynı cinsiyetten kişilerin cinsel ilişkisinin zina olup olmadığı hususu doktrinde oldukça tartışmalıdır. Bazı yazarlarca aynı cinsiyetten kişilerin ilişkisi zina kapsamına girmekte iken bazı yazarlarca girmemektedir.

Zina Olgusunun İspatı

İspat, sözlük anlamı olarak; “kanıt, kanıtlama, tanıtlama” [5] anlamına gelir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Zina olgusunun ispatı ise nispeten zordur. Bu sebeple hukukumuzda belirli emarelerin zinanın varlığına delalet ettiği ve zina olgusunu ispatladığı kabul edilmektedir.

Zina Olgusunu İspatlayan Emareler ve Zinaya İlişkin Yargıtay İçtihatları

Erkeğin başka kadınla uygunsuz fotoğrafının bulunması ve başka kadınla birlikte yaşaması zinanın varlığına delalet eder. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2019/4012 E., 2019/12142 K.) [6]

Erkeğin başka kadınla tatile gitmesi ve ortamlarda kadını eşi olarak tanıtması zinanın varlığına delalet eder. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/23892 E., 2018/10867 K.) [7]

Kadının otelde bir başka erkekle kalması zinanın varlığına delalet eder. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2013/5132 E., 2013/28378 K.) [8]

Kadının eşinin evde olmadığı gece geç saate eve yabancı bir erkek alması zinanın varlığına delalet eder. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2009/11464 E., 2010/15575 K.) [9]

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Affeden Tarafın Dava Hakkı Var Mıdır?

Zina sebebiyle boşanma davasında affeden tarafın dava hakkı yoktur. Nitekim Türk Medeni Kanunu’nun 161/3 maddesinde de “Affeden tarafın dava hakkı yoktur” düzenlemesi mevcuttur. Zina yapan eşi affeden diğer eş, zina olgusuna dayanarak boşanma davası açma hakkını kaybeder. Zina eden eş davada affedildiği iddiasında bulunuyorsa bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Af da tıpkı zina gibi emareler ile ispatlanabilecektir. Örneğin eşlerin beraber vakit geçirmesi, ortak hayatı devam ettirmesi, beraber tatile gitmesi, organizasyonlara katılması, affettiğini söylemesi gibi hususlar af niteliğindedir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Hak Düşürücü Süre Ne Kadardır?

Zina sebebiyle boşanma davasında hak düşürücü süre; zinanın öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve herhalde zinanın üzerinden 5 yıldır. Aile hukuku ile ilgili diğer makalelerimize buradan göz atabilirsiniz.

Kaynakça

[1] Türk Medeni Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: https://www.mevzuat.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 29.11.2024.

[2] AKINTÜRK, Turgut/ATEŞ, Derya: Türk Medeni Hukuku İkinci Cilt: Aile Hukuku, Yenilenmiş 23. bs., İstanbul, Beta Yayıncılık, 2021.

[3] YALÇINKAYA, Namık/KALELİ, Şakir; Boşanma Hukuku, C:1-2, 3444 Sayılı Kanunla Yapılan Değişikliklerle Birlikte İlaveli İkinci Baskı, Ankara, Türk Hava Kurumu Basımevi, 1988.

[4] GENÇCAN, Ömer Uğur; Boşanma Hukuku, 7251 Sayılı Kanun Değişiklikleri İle Güncellenerek Genişletilmiş 10. bs., Ankara, Yetkin Yayınları, 2021.

[5] Türk Dil Kurumu Sözlükleri, Erişim Adresi: https://sozluk.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 29.11.2024.

[6] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2019/4012 E., 2019/12142 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi: https://karararama.yargitay.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 29.11.2024.

[7] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/23892 E., 2018/10867 K. K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi: https://karararama.yargitay.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 29.11.2024.

[8]Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2013/5132 E., 2013/28378 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi: https://karararama.yargitay.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 29.11.2024.

[9] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2009/11464 E., 2010/15575 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi: https://karararama.yargitay.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 29.11.2024.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir