
Kamulaştırmasız el atma davaları, idarelerin hukuka uygun nitelikte bir kamulaştırma yapmaksızın mülkiyet hakkına müdahalede bulunması durumunda açılan davalardır. [1] . İşbu makalede “kamulaştırmasız el atma davası nedir?” Sorusuna cevap verecek, kamulaştırmasız el atma davalarının şartları, kamulaştırmasız el atma davalarında görevli mahkeme gibi hususları inceleyecek, kamulaştırmasız el atma davalarına ilişkin özel hususlardan bahsedeceğiz.
İçindekiler
Kamulaştırmasız El Atma Davaları Nedir?
Kamulaştırmasız el atma davaları, idarenin bir taşınmaz mala ihtiyacının oluşmasından doğmaktadır. Zira idare de zaman zaman yapmakla yükümlü olduğu kamu hizmetlerini gerçekleştirirken birtakım taşınmazlara ihtiyaç duyabilecektir. İdare hukuka uygun bir biçimde kamulaştırma yapmak suretiyle kişilere ilişkin taşınmazlar üzerinde hak sahibi olabilir. Ancak zaman zaman idareler hukuka uygun yolu tercih etmemektedir. İşte bu durumda kamulaştırmasız el atma oluşmaktadır. Yani bir idare, anayasaya ve kanunlara aykırı bir biçimde bir kişinin taşınmazını işgal etmekle kamulaştırmasız el atma eylemini gerçekleştirmiş olmaktadır. Kamulaştırmasız el atma davaları ise idarenin bu eylemine karşı açılan davalardır. Bir eylemin kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğunu kabul edebilmek için şu üç unsurun bulunması gerekmektedir:
- 1- Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Bir Taşınmazın Bulunması: Kamulaştırmasız el atmadan söz edebilmek için öncelikle bu unsurun varlığı gerekmektedir. Yani özel hukuk hükümlerine tabi bir taşınmaz bulunmalıdır.
- 2- İdare Tarafından Kamu Gücü Kullanılarak Taşınmaza Müdahale Edilmesi: Kamulaştırmasız el atmanın mevcut olması için taşınmaza el atanın bir idare olması gerekmektedir. İdare, taşınmaza kamu gücü kullanmak suretiyle el atacaktır.
- 3- İdarenin Yaptığı Müdahalenin Hukuka Aykırı Bir El Atma Niteliğinde Olması: Kamulaştırmasız bir el atmadan söz edebilmek için el atma niteliğinde ve yoğunluğunda bir davranış gerçekleşmelidir. Ayrıca idare, taşınmazın bedelini ödemeyecek ve bu şekilde el atacaktır.
Kamulaştırmasız el atma iki şekilde gerçekleşebilir:
- 1- Fiili el atma
- 2- Hukuki el atma
Fiili El Atmadan Doğan Kamulaştırmasız El Atma Davaları
Fiili el atma kavramı idarenin, bir taşınmaz malın bedelini ödemeden ve kamulaştırmadan, taşınmaza fiilen el atmasını ifade etmektedir. Burada idare; taşınmaz üzerine bina vb. Bir yapı inşa edebilir. Bunun yanında taşınmaza yönelik olarak kamu yararına bir hizmet tesisi de fiili el atma olarak değerlendirilebilecektir. Bir el atmanın fiili el atma olması için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
- 1- Kamulaştırma yetkisine sahip bir idarenin taşınmaza el atması gerekmektedir.
- 2- El atılan taşınmazın malikinin bir özel hukuk kişisi olması gerekmektedir. Dolayısıyla el atılan taşınmaza sahip olan bir gerçek kişi olabileceği gibi bir özel hukuk tüzel kişisi de olabilir. Ancak el atılan taşınmazın maliki bir idare ise burada fiili el atmadan söz edilemeyecektir.
- 3- Fiili el atmanın varlığı için bir diğer şart da usulüne uygun bir kamulaştırma işleminin bulunmamasıdır. Yani kamulaştırma işlemi hiç başlamamış ya da usulüne uygun başlasa dahi tamamlanmamış olmalıdır.
- 4- İdarenin taşınmaza el atması ve zilyetliği ele geçirmesi gerekmektedir. Yani idare, kamu yararına ilişkin bir hizmete yönelik olarak taşınmaza el atmalıdır. Kamu hizmetine yönelik olmayan el atmalar kamulaştırmasız el atma olarak değerlendirilemez.
- 5- El atmanın geçici olmaması gerekmektedir.
Hukuki El Atmadan Doğan Kamulaştırmasız El Atma Davaları
Hukuki el atma, idarenin taşınmaza ait zilyetliği ya da mülkiyeti ele geçirmeden malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını sınırlandırmasıdır [2] . Dolayısıyla hukuki el atmada idare, fiili el atmada olduğu gibi taşınmaz üzerinde fiili bir hakimiyet kurmamaktadır [3] . Bu durumun ilk akla gelen örneği, idarenin yaptığı imar planı ile bir taşınmazın kamu hizmetine tahsis edildiğinin belirtilmesi, ancak idare tarafından 5 yıllık süre içerisinde kamulaştırma işlemi yapılmamasıdır. Hukuki el atmanın unsurları ise şu şekildedir:
- 1- İdarenin bir imar planı yapması ve özel hukuk kişisine ait bir taşınmazı kamu hizmetine tahsis etmesi gerekmektedir.
- 2- Taşınmazın 5 yıllık süre boyunca imara alınmaması gerekmektedir.
- 3- İdare, taşınmaza fiilen el atmamalıdır.
- 4- İdarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunacak ağırlıkta malikin tasarruf hakkını kısıtlaması gerekmektedir.
- 5- Hukuki el atmanın varlığı için tıpkı fiili el atmada olduğu gibi usulüne uygun bir kamulaştırma işleminin bulunmaması gerekmektedir.
Kamulaştırmasız El Atmanın Hukuki Niteliği
Kamulaştırmasız el atmanın hukuki niteliği; idarenin gerçekleştirdiği bir haksız fiil olmasıdır [4] . Zira kamulaştırmasız el atma eylemi idare tarafından gerçekleşmesine rağmen gerek malikin mülkiyet hakkına müdahale teşkil etmesi gerekse yasal dayanaktan yoksun olması sebebiyle idari eylem veya idari işlem olarak nitelendirilemeyecektir [5] . İşbu sebeple kamulaştırmasız el atmadan doğan davalar adli yargıda görülecek, idari yargının konusu olmayacaktır.
Fiili El Atma Halinde Malikin Açabileceği Davalar Nelerdir?
İdarenin, bir özel hukuk kişisine ait taşınmaza el atması ve zilyetliği ele geçirmesi durumunda fiili el atma oluşacaktır. Fiili el atma halinde mülkiyet hakkı ihlal edilen malik birtakım davalar açabilecektir. Fiili el atma halinde açılabilecek olan davalar genel olarak şunlardır:
- El atmanın önlenmesi davası
- Bedel davası
- Ecrimisil Davası
Bu davaların dışında başkaca hükümlere dayanarak birtakım davalar da açılabilmektedir.
Fiili El Atma Sebebiyle El Atmanın Önlenmesi Davası
Fiili el atma sebebiyle el atmanın önlenmesi davası, dayanağını Türk Medeni Kanunu‘nun [6] 683. Maddesinden almaktadır. Mezkur düzenleme;
“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
Hükmüne haizdir. El atmanın önlenmesi davasının amacı, mülkiyet hakkına yapılan haksız müdahalenin önlenmesi amacı gütmektedir [7] . El atmanın önlenmesi davasına müdahalenin meni davası da denilir. Ayrıca, el atmanın önlenmesi davasını açan malik müdahalenin önlenmesi talebinin yanında taşınmazın eski hale getirilmesini de talep edebilecektir. Fiili el atma sebebiyle el atmanın önlenmesi davasında görevli ve yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ayrıca bu davada zamanaşımı veya hak düşürücü süre yoktur. Dolayısıyla malik dilediği zaman fiili el atma sebebiyle el atmanın önlenmesi davası açabilecektir.
Fiili El Atma Sebebiyle Bedel Davası
Kamulaştırmasız el atma davalarından en sık karşılaşılan dava türü bedel davasıdır. Bedel davasının özü, idarenin yaptığı haksız fiil sebebiyle zarara uğrayan malikin zararının giderilmesidir. Bu davada verilen karar sonucunda, idarenin kamulaştırmasız el attığı taşınmazın mülkiyeti idareye geçmekte, idare ise taşınmaz malikine taşınmazın bedelini ödemektedir. Bu sebeple bedel davasına uygulamada “kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası” ismi de verilmektedir. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası (bedel davası) açıldığında taşınmazın, el atma tarihindeki özellikleri dikkate alınmak suretiyle dava tarihindeki değerine ilişkin bir kıymet takdiri yapılacaktır. Halk arasında kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası olarak bilinen bedel davası, kanunda düzenlenmemiştir. Bu dava Yargıtay kararları ile uygulamada şekillenen bir dava türüdür. Kamulaştırmasız el atma sebebiyle bedel davası açılması durumunda hakim, ön inceleme duruşmasında keşif günü verecektir. Bu keşif, duruşmadan itibaren en geç 10 gün içinde verilecek ve en geç otuz gün sonrasında da duruşma tayin edecektir. Nitekim Kamulaştırma Kanunu‘nun [8] 10/6. Maddesi;
“Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte, taşınmaz malın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veya mahalle muhtarının da hazır bulunması amacıyla, muhtara da davetiye çıkartılır ve keşifte hazır bulunması temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır.”
Hükmüne haizdir. Ayrıca fiili el atma sebebiyle bedel davasında zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır.
Fiili El Atma Sebebiyle Ecrimisil Davası
Ecrimisil davası, haksız işgal tazminatı olarak da bilinmektedir. Burada taşınmaza fiili olarak el atan idare kötü niyetli zilyet konumunda bulunmakta olup işbu sebeple malike ya da iyi niyetli zilyete karşı ecrimisil ödemekle mükellef olacaktır [9] . İdareye karşı açılacak olan ecrimisil davası da asliye hukuk mahkemesinde açılacaktır. Yetkili mahkeme ise haksız işgalin gerçekleştiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca kamulaştırmasız el atma sebebiyle ecrimisil davasında zamanaşımı 5 yıllık süreye tabidir. İşbu zamanaşımı süresi geriye dönük olarak hesaplanacaktır. Haksız işgal tazminatı davası el atmanın önlenmesi davası veya bedel davası ile birlikte açılabileceği gibi ayrı olarak da açılabilecektir.
Bu davaların dışında fiili el atma sebebiyle tazminat davası, imar planının iptali davası, munzam zarar davası gibi davaların açılabilmesi de mümkündür.
Hukuki El Atmada Malikin Açabileceği Davalar Nelerdir?
Hukuki el atma da kamulaştırmasız el atmanın bir türüdür. Burada idare, taşınmazın zilyetliğini ele geçirmemektedir. İdarenin yaptığı şey, malikin taşınmazı üzerindeki tasarruf hakkını kısıtlamaktır. Hukuki el atma, fiili el atmadan farklı bir el atma türü olup açılacak davalarda hukuki el atma-fiili el atma ayrımı önem kazanmaktadır. Kamulaştırmasız el atmanın bir türü olan hukuki el atma sebebiyle açılabilecek davalar genel olarak şunlardır:
- Bedel davası
- İmar planının iptali davası
Fiili el atma sebebiyle ecrimisil veya el atmanın önlenmesi davası açılabilirken hukuki el atma sebebiyle ecrimisil veya el atmanın önlenmesi davalarının açılıp açılamayacağı doktrinde tartışmalıdır.
Hukuki El Atma Sebebiyle Bedel Davası
Hukuki el atma sebebiyle bedel davası da tıpkı fiili el atma sebebiyle bedel davası gibi adli yargıda görülen bir davadır. Dolayısıyla bu davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Kamulaştırmasız el atma türlerinden biri olan hukuki el atmadan kast edilen, idare tarafından yapılan bir imar planı ile el atmaya konu olan taşınmaz üzerinde malikin tasarruf hakkı kısıtlanmasına rağmen usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılmamasıdır. İşbu durumda malik, hukuki el atma sebebiyle bedel davası açabilecektir. Mahkeme, davanın kabulüne karar verdiği takdirde dava konusu taşınmazın bedelinin idare tarafından malike ödenmesini, malikin ise taşınmazı idareye devretmesine hükmedecektir. Dolayısıyla bedel davası ile esasen taşınmaz idareye satılmaktadır. Bedel davasında taşınmazın değeri bilirkişi marifetiyle tespit edilecektir. Taşınmazın değeri tespit edilirken şu hususlar göz önüne alınacaktır:
- Taşınmazın vasfı
- Yüzölçümü
- Merkeze yakınlığı
- İmar durumu
- Üzerinde eklenti varsa eklentilerin değeri
Ayrıca hukuki el atma sebebiyle bedel davası herhangi bir zamanaşımına tabi değildir. Ve taşınmazın değeri, dava tarihi esas alınmak suretiyle hesaplanacaktır.
Hukuki El Atma Sebebiyle İmar Planının İptali Davası
Hukuki el atma sebebiyle imar planının iptali davası, malikin yapılan imar planına itiraz etmesi ve itirazın reddedilmesi durumunda idari yargıda açtığı bir dava türüdür. İmar Kanunu’nun 8/1-b maddesi;
“İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.“
Hükmüne haizdir. Dolayısıyla malik, yapılan imar planına bir aylık ilan süresi içerisinde itiraz edebilecektir. Bu durumda yapılan itirazı belediye meclisi inceleyerek kesin karara bağlayacaktır. Belediye meclisi itirazı reddettiği takdirde malik, 60 gün içerisinde iptal davası açabilecektir. İşbu iptal davasını açmak için ise idareye başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır [10] .
Kamulaştırmasız El Atma Halinde Davacı
Kamulaştırmasız el atma halinde davacı, taşınmazın malikidir. Şayet taşınmazın kime ait olduğu konusunda ihtilaf varsa, hakim bu davayı bekletici mesele yapmak suretiyle çözecektir. Ayrıca bu davalarda zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla paylı mülkiyet veya müşterek mülkiyette maliklerin tamamının beraber dava açması gerekmemektedir. Maliklerden yalnızca biri dava açabileceği gibi bir kısım malik de dava açabilecektir.
kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı
Kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımı bulunmamaktadır. Dolayısıyla idarenin, taşınmazını haksız olarak işgal ettiği malik her zaman dava açabilecektir. Ancak bu husus kuraldır, birtakım davalarda istisnalar mevcuttur. Örneğin hukuki el atma sebebiyle imar planının iptali davasında belediye meclisinin itirazı reddetmesi üzerine malikin dava açmak için 60 gün süresi bulunmaktadır.
Kaynakça
[1] YÜCEL, Özge: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Göre Kamulaştırmasız El Atma, Tuncer Karamustafaoğlu’na Armağan, Adalet Yayınları, Ankara 2010.
[2] İLGEZDİ, Ali Rıza: Hukuki El Atma, Seçkin Yayıncılık, 3. Baskı, Ankara 2019.
[3] ÇABUK, Mehmet/DOĞAN, Nuran/ŞENGÖZ, Dilara: Danıştay Kararları Işığında Kamulaştırmasız El Atma, Seçkin Yayıncılık, 2. Baskı, Ankara 2020.
[4] TUTAL, Erhan: Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Yargılama Sürecindeki Son Gelişmeler, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, S. 7, 2016, s. 1107 – 1132.
[5] YALÇINDURAN, Türker: Kamulaştırmasız El Koyma, Yetkin Yayınları, Ankara 2015.
[6] Türk Medeni Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: https://www.mevzuat.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 17.03.2025.
[7] OĞUZMAN, M. Kemal/SELİÇİ, Özer/OKTAY ÖZDEMİR, Saibe: Eşya Hukuku, Filiz Kitabevi, 24. Baskı, İstanbul 2022.
[8] Kamulaştırma Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: https://www.mevzuat.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 17.03.2025.
[9] DÜZCEER, Ali Rıza: Ecrimisil Davaları, Yetkin Yayınları, Ankara 1997.
[10] KULAKLI, Emrah:“İmar Kısıtlılığı ile Arsa Düzenlemesinden Doğan Taşınmaz Mülkiyeti Kısıtlamaları”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2014.
