
Malpraktis; Latince “male” ve “praxis” kelimelerinden türemiş olan, hatalı uygulama anlamına gelir. Tıbbi malpraktis ise tıbbi uygulayacıların hatalı uygulamasına verilen isimdir. Özen eksikliği, bilgisizlik, dikkatsizlik, kullanılan tıbbi cihazın eksikliği gibi sebepler tıbbi malpraktise sebebiyet verir. Tıbbi malpraktis; hekimin, tedavisini yaparken beceriksizliği, başarısızlığı ya da ihmali sebebiyle zarar vermesi anlamına gelir. [1]
Doktorlar, hastalarının zarara uğramamaları için sadece mesleki değil, herkese yüklenebilecek genel bir dikkat ve özen ile hareket etmek zorundadır. [2] Son yıllarda malpraktis ile ilgili hem hukuki hem de cezai davaların sayısı artmaktadır.
Komplikasyon (Kabul Edilebilir Risk) Nedir?
Bütün tıbbi müdahaleler içerisinde birtakım riskler barındırır. Tıbbi müdahalede karşılaşılan her olumsuz durum malpraktis olarak değerlendirilemez. Tıbbi müdahale yapılırken öngörülebilen ancak önlenemeyen olumsuzluklara komplikasyon denir. Hekimin; hastayı ortaya çıkabilecek komplikasyon hakkında bilgilendirmesi, hastanın rızasını alması ve komplikasyonun oluşmaması için her türlü önlemi almış olması durumunda sorumluluk doğmayacaktır. Ancak hekim bu hususları ihmal etmiş ise bu durumda sorumluluk doğabilir. Ayrıca komplikasyon fark edildikten sonra sağlık mensubu yeterli ve gerekli önlemleri almadığı takdirde komplikasyon malpraktise dönüşecektir.
Malpraktis Ne Şekillerde Ortaya Çıkar?
Malpraktis, aşağıdaki şekillerde ortaya çıkabilir [3] :
Sağlık Hizmeti Süreci Hataları
Tedavi Hizmeti Organizasyonu Hataları
Tedaviden Kaçınma ve Gecikme Hataları
Sağlık Hizmeti Süreci Hataları
1- Aydınlatma Hatası
Doktor, hastayı yapacağı tedavi öncesinde aydınlatmak zorundadır. Burada yapılacak olan tedavi, tedavi süreci, tedavinin ortaya çıkabilecek sonuçları gibi hususlarda hastayı aydınlatmalıdır. Doktor, düşük bir ihtimal olsa dahi ortaya çıkabilecek komplikasyonlar hakkında hastaya bilgi verecektir. Doktor, bu aydınlatmanın ardından hastadan yazılı bir aydınlatılmış onam almak suretiyle yapılan tıbbi müdahaleyi hukuka uygun niteliğe kavuşturabilecektir.
2- Teşhis Hatası
Teşhis hatasının diğer bir adı tanı hatasıdır. Tanı hatası, genellikle doktorun anamnezi iyi bir biçimde almaması ve teşhis muayenesini gerektiği şekilde yapmaması sonucunda ortaya çıkar. Teşhis hatası; yanlış teşhisin yanında teşhisin geç ya da eksik yapılması sebebiyle de doğabilecektir. Örneğin kafa travması yaşamış bir hastanın kafa grafisinin çekilmemesi ve hastanın kafasında bulunan kırığın belirlenememesi ile hastanın eve gönderilmesi bir teşhis hatasıdır. [4]
3- Tedavi Yöntemi ve Uygulama Hataları
Tedavi yöntemi ve uygulama hataları; tedavinin yapılmaması, yanlış tedavi yöntemi seçilmesi gibi hataları kapsamaktadır.
4- Tedavi Sonrası Hizmetlere İlişkin Hatalar
Tedavi sonrası hizmetlere ilişkin hatalar, hekimin tedavi sonrasında gerekli öneri ve ikazları yapmamasından kaynaklanmaktadır. Hekim, tedavi sürecinden sorumlu olduğu gibi tedavi sonrası süreçten de sorumlu olacaktır. Doktor, tedavi sonrasında oluşan komplikasyonları yakından takip ederek gerekli müdahaleleri yapmakla yükümlüdür.
5- Tedaviyi Üstlenme Hatası
Tedaviyi üstlenme hatası, doktorun yeterliliği ile ilgili bir hatadır. Zira acil durumlar dışında lokal veya genel anestezi gerektiren durumlarda uzmanlık şartı bulunmaktadır. Bir doktor, kendi tecrübesini ve bilgisini aştığı halde hastanın tedavisi üstlenerek malpraktise yol açarsa üstlenme hatası oluşacaktır.
Tedavi Organizasyonuna İlişkin Hatalar
1- Tedavi Hizmetinin Organizasyonuna İlişkin Hatalar
Tedavi hizmetinin organizasyonuna ilişkin hatalar, tedavi hizmeti sürecinde organizasyonda bulunan kusurlar sebebiyle tıbbi malpraktis oluşmasını ifade eder.
2- Sağlık Kurumunun Organizasyonuna İlişkin Hatalar
Sağlık kurumunun organizasyonuna ilişkin hatalar ise, sağlık kurumu çalışanları ve kurum yönetiminin sağlık hizmeti verirken özen yükümlülüğüne aykırı nitelikte bir organizasyon kusuru ile tıbbi malpraktise sebebiyet vermesini ifade eder. Bu hatanın ortaya çıkmaması için hastaneler sağlık hizmeti için gereken sayı kadar personele sahip olmalı, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun bir biçimde hareket etmeli ve ettirmelidir.
3- Mekanik Hatalar
Mekanik hatalar da tıbbi malpraktise sebep olacaktır. Bu bağlamda hastane yönetimi, tıbbi müdahalede kullanılacak olan cihazların bakımlarını yapmakla yükümlüdür. Ayrıca hekim de bu cihazları müdahalenin öncesinde kontrol etmekle yükümlüdür.
Tedaviden Kaçınma ve Gecikme Hataları
Tedaviden kaçınma ve gecikme hataları da tıbbi malpraktise yol açar. Hekim, tıbbi müdahale yükümlülüğü varken tıbbi müdahaleden kaçınamaz ve gecikemez. Aksi takdirde hekimin sorumluluğu doğacaktır. Bu bağlamda kritik bir durumu olan hastalara derhal müdahale edilmelidir. Şayet müdahale etme olanağı bulunmasa dahi personeller derhal ilk müdahaleyi yapmalı ve başka hastanelere sevk etmelidir.
Tıbbi Müdahalenin Hukuka Uygun Olması İçin Gereken Şartlar Nelerdir?
Yapılan bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun olması için bazı şartlar aranmaktadır. Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğu şartları şunlardır:
1- Yetkili Kişinin Müdahalesi Ne Anlama Gelir?
Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk şartlarından birisi yetkili kişinin müdahalesidir. Yetkisi olmayan bir kimse tıbbi müdahalede bulunamayacaktır. Doktorun tıbbi müdahaleye yetkili olabilmesi için öncelikle tıp diplomasına sahip olması gerekmektedir. Bu diploma, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmalıdır. Bütün tıbbi müdahaleleri bütün sağlık mensupları yapamayacaktır. Örneğin uzman doktorun yapması gereken işlemi doktor yaptığı takdirde yetkisiz işlem gündeme gelecektir.
2- Tıbbi Gereklilik (Endikasyon) Nedir?
Tıbbi gereklilik, diğer bir adı ile endikasyon; tıbbi müdahalenin gerekli ve zorunlu olmasıdır. Endikasyon olmadan yapılan müdahaleler tıbbi malpraktise yol açacaktır.
3- Hastanın Aydınlatılması ve Rızasının Alınması Ne Şekilde Olur?
Tıbbi müdahalenin hukuka uygun olmasının bir diğer şartı da hastanın aydınlatılarak müdahaleye rıza göstermesidir. Aydınlatma, hastanın rıza koşuludur. Bu hususta Türk Medeni Kanunu‘nun [5] 24/2 maddesi ile Türk Ceza Kanunu‘nun [6] 26/2 maddesi, rıza koşulu gerçekleştiği takdirde yapılan müdahalenin hukuka uygun olacağını düzenlemektedir. Verilen rızanın dışında bir müdahale yapılamaz. Dolayısıyla müdahale ancak verilen rızanın kapsamı ile sınırlıdır.
Malpraktis Sebebiyle Hekimin Cezai Sorumluluğu Nedir?
Malpraktis sebebiyle hekimin cezai sorumluluğunun doğma ihtimali bulunmaktadır. Hekimin cezai sorumluluğu denince akla ilk olarak taksirli sorumluluk gelecektir. Zira hekim, tıbbi müdahalede bulunurken hastayı taksirli olarak yaralamış veya taksirle hastanın ölümüne sebebiyet vermiş olabilir. Taksir, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, suçun neticesini öngörmeden suçu işlemesidir. Buna basit taksir denir. Ancak bir de bilinçli taksir vardır. Bilinçli taksirde ise fail suçun neticesini öngörmekte ancak çeşitli sebeplerle neticenin gerçekleşmeyeceğine inanmaktadır. Bunun dışında sonucun olmasını bilerek ve isteyerek hareket eden fail doğrudan kasttan sorumlu olacaktır. Sonucun oluşacağını öngören fakat sonucu önemsemeyen, “olursa olsun” mantığı ile hareket eden fail ise olası kasttan sorumlu olacaktır. Dolayısıyla doktor tıbbi malpraktise sebebiyet vererek kasten öldürme, kasten yaralama, taksirle öldürme veya taksirle yaralamadan sorumlu olabilecektir. Bunun dışında ekipçe yapılan işlemlerde ise herkes kendi işleminden sorumlu tutulacaktır.
Kamuda Çalışan Sağlık Meslek Mensuplarının Malpraktis Sorumluluğu Nedir?
Şayet tıbbi malpraktise sebep veren sağlık meslek mensubu kamuda çalışıyorsa idare, birinci ve asli olarak malpraktisten sorumludur. [7] Zira bu sağlık mesleği mensupları kamu görevlisi niteliğindedir. Dolayısıyla kamuda çalışan sağlık meslek mensuplarına karşı doğrudan tazminat davası açılamayacaktır. Tazminat davası, idare aleyhine idare mahkemesinde açılacak, idare tazminat ödediği takdirde mesleki sorumluluk kurulunun kararı ile doktora rücu edebilecektir. Ancak Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu‘nun [8] Ek 18. Maddesine göre doktor, ancak görevi kötüye kullandığı takdirde sorumlu olabilir. İdarenin hizmet kusuru bulunmakta ise bu durumda idarenin kusur sorumluluğu ortaya çıkar. Hizmet kusuru, idarenin hizmetinin kötü işlemesi, hizmetin geç işlemesi, hizmetin hiç işlememesi şeklinde görülür. Bunun dışında idarenin kusursuz sorumluluğu da mevcut olup bu sorumluluk tali niteliktedir.
Kamuda Çalışan Sağlık Mensuplarına Karşı Malpraktis Sebebiyle Tazminat Davaları Hangi Mahkemede Açılır?
Kamuda çalışan sağlık mensuplarına karşı malpraktis sebebiyle tazminat davalarında idare mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise; dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer mahkemesidir.
Özel Hastanede Çalışan Sağlık Mensuplarına Karşı Malpraktis Sebebiyle Tazminat Davaları Hangi Mahkemede Açılır?
Özel hastanede çalışan sağlık mensuplarına karşı malpraktis sebebiyle tazminat davalarında tüketici mahkemesi görevlidir. Malpraktis davasında yetkili mahkeme ise, davalının yerleşim yeri mahkemesi olabileceği gibi zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de olabilecektir. Dolayısıyla zarar gören kişi kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilecektir.
Malpraktis Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süresi Nedir?
Malpraktis tazminat davalarında zamanaşımı süresi olaya göre değişmektedir. Şöyle ki;
Malpraktis Davalarına İlişkin Yargıtay İçtihatları
Hekim, tıbbi müdahalenin her şeyini doğru yapmış ise hekimin sorumluluğu doğmaz. Zira bu komplikasyondur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/849 E., 2021/1385 K.) [9]
Sağlıkla ilgili her türlü girişim aydınlatılmış onam ile yapılır. Aydınlatılmış onamda ispat külfeti hekim ya da hastanededir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/23372 E., 2019/12469 K.) [10]
Davacıda doğum sonrasında ortaya çıkan Hellp sendromu öngörülemez komplikasyon olduğundan doktorun veya hastanenin sorumluluğu bulunmamaktadır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/2472 E., 2024/2021 K.) [11]
İşlem sırasında komplikasyon gelişmiştir. Komplikasyon zamanında ve doğru tedavi edilmiştir. Bu durumda hekimin herhangi bir özensizliği ve sorumluluğu bulunmamaktadır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/3353 E., 2024/1177 K.) [12]
Ameliyat sonrasında oluşan kanamalar komplikasyon niteliğindedir. Ancak bu komplikasyondan sorumlu tutulmamak için hastanın yeterince bilgilendirilmesi gerekmektedir. Mevcut olayda hastanın yaşadıklarını açıklayan bir onam formu bulunmamaktadır. Dosyadaki onam formu yetersiz nitelikte olup hasta doğru bir şekilde aydınlatılmamıştır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/46695 E., 2016/6790 K.) [13]
Hekim hastayı her türlü komplikasyon ve ihtimale karşı uyarmakla yükümlüdür. Oysa somut olayda maktu onam formu kullanılmış ve olası komplikasyonlar hastaya açıklanmamış olup alınan rıza geçersiz niteliktedir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2009/8488 E., 2009/15030 K.) [14]
Epikriz raporunda “göz hastalıkları polikliniğinde … muayenesi önerildi” şeklinde yazması, hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini tek başına ispatlamaz. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/30023 E., 2018/11375 K.) [15]
Tazminat hukuku ile ilgili diğer makalelerimize buradan göz atabilirsiniz. Ayrıca estetik ameliyatı tazminat davası makalemize göz atabilirsiniz.
Kaynakça
[1] HANCI, İsmail Hamit, “Tıbbi Girişimler Nedeniyle Hekimin Ceza ve Tazminat Sorumluluğu”, 2. baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara,2008.
[2] TANDOĞAN, Haluk, “Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri”, Ankara, 1982.
[3] GÖKCAN, Hasan Tahsin, “Tıbbi Müdahaleden Doğan Hukuki ve Cezai Sorumluluk”, Seçkin Yayıncılık, 2. Baskı, Ankara, 2014.
[4] ÇETİN, Gürsel, “Tıbbi Malpraktis”, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri, Sempozyum Dizisi No:48, İstanbul, 2-3 Şubat 2016.
[5] Türk Medeni Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: www.mevzuat.gov.tr , Erişim Tarihi: 11.12.2024.
[6] Türk Ceza Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: www.mevzuat.gov.tr , Erişim Tarihi: 11.12.2024.
[7] CANBOLAT, Ferhat, “Kamu Hastanesinde Yapılan Tıbbi Müdahalede Hekimin Özel Hukuktan Doğan Sorumluluğunun Dayanağı”, TBB Dergisi, Sayı 80, 2009, ss. 156-181.
[8] Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: www.mevzuat.gov.tr , Erişim Tarihi: 12.12.2024.
[9] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/849 E., 2021/1385 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi: karararama.yargitay.gov.tr , Erişim Tarihi: 12.12.2024.
[10] Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/23372 E., 2019/12469 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi:karararama.yargitay.gov.tr , Erişim Tarihi: 12.12.2024.
[11] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/2472 E., 2024/2021 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi:karararama.yargitay.gov.tr , Erişim Tarihi: 12.12.2024.
[12] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/3353 E., 2024/1177 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi:karararama.yargitay.gov.tr , Erişim Tarihi: 12.12.2024.
[13] Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/46695 E., 2016/6790 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi:karararama.yargitay.gov.tr , Erişim Tarihi: 12.12.2024.
[14] Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2009/8488 E., 2009/15030 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi: karararama.yargitay.gov.tr, Erişim Tarihi: 12.12.2024.
[15] Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/30023 E., 2018/11375 K. Sayılı Kararı, Yargıtay Karar Arama, Erişim Adresi:karararama.yargitay.gov.tr , Erişim Tarihi: 12.12.2024.

çok açıklayıcı bir yazı teşekkürler
Aydınlatıcı bir makale.Teşekkürler.