Babalık Davası

Babalık davası, herhangi bir erkekle mevcut bir soybağı ilişkine sahip olmayan çocuğun, biyolojik babası ile arasında soybağı ilişkisi kurmasına yarayan bir dava türüdür. Bu davanın amacı, evlilik dışı doğan bir çocuğu kendi rızasıyla tanımaktan kaçınan ya da ölmüş olması sebebiyle artık böyle bir imkanı bulunmayan genetik babayı belirlemektir.1 Zira çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulduğu halde baba ile çocuk arasındaki soybağı ancak ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulacaktır. Ayrıca babalık davası hak düşürücü süre düzenlemesi olan bir dava türü olduğundan, usuli açıdan da dikkatle takip edilmesi gereken bir dava türüdür.

Babalık Davası Nedir?

Babalık davası, mevcut olarak bir erkekle soybağı ilişkisi bulunmayan çocuğun, biyolojik baba ile arasında soybağı ilişkisi kurulmasını sağlayan bir davadır. Türk Medeni Kanunu‘nun2 301/1 maddesi;

“Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler.”

Hükmüne haizdir. Dolayısıyla burada genellikle, çocuk ile arasında kendi rızasıyla soybağı kurmayan bir babadan bahsedilecektir. Babalık davası, bu babaya karşı ana veya çocuk tarafından açılmaktadır. Çocuk ile anne arasında soybağı, doğumla kurulmaktadır. Ancak çocukla baba arasındaki soybağı;

  • Ana ile evlilik
  • Babanın çocuğu tanıması
  • Hakim hükmüyle kurulmaktadır.

Türk Medeni Kanunu‘nun “Ananın malî hakları” kenar başlıklı 304. Maddesi;

“Ana, babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir:

1. Doğum giderleri,

2. Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri,

3. Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.

Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim, bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir.

Üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca anaya yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir.”

Hükmüne haizdir. Dolayısıyla ana, açacağı bir babalık davası ile birlikte doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar hafta geçim giderlerini, gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderleri talep edebilecektir. Davacı, dilerse bu giderlerini ayrı bir dava ile de talep edebilecektir. Ayrıca ananın üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarından aldığı ödemeler hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilecektir. Ayrıca babalık davası, soybağına ilişkin olan diğer davalardan farklı bir biçimde çocukla baba arasında soybağı kuran olumlu etkili bir inşai davadır.3

Evlilik Dışı Çocuğun Babalık Davası Şartları Nelerdir?

Evlilik dışı çocuğun babalık davası şartları, şu şekildedir:

  • Çocuğu doğuran kadının belli olması gerekmektedir.
  • Çocuğun başka bir erkekle arasında soybağı ilişkisi bulunmaması gerekmektedir.
  • İhbar şartı vardır.

1 – Çocuğu Doğuran Kadının Belli Olması

Evlilik dışı çocuğun babalık davası şartlarından ilki, çocuğu doğuran kadının, yani annenin belli olmasıdır. Şayet annenin kim olduğu belli değilse babalık davası açılamayacaktır.4

2 – Çocuğun Başka Bir Erkekle Arasında Soybağı İlişkisi Bulunmaması

Evlilik dışı çocuğun babalık davasının kabul edilebilmesi için ikinci şart, çocuğun başka bir erkekle arasında soybağı ilişkisinin bulunmaması gerekmektedir. Bu husus, Türk Medeni Kanunu’nun 295/3 maddesinde;

“Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.”

Şeklinde düzenlenmektedir. Dolayısıyla çocuğun başka bir erkekle arasında soybağı ilişkisi varsa babalık davası ile soybağı kurulamayacaktır. Öncelikle mevcut soybağının kaldırılması, ardından biyolojik babayla çocuk arasında soybağı kurulması gerekecektir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2009/11660 E., 2010/13456 K. Sayılı kararında5;

“…Babalık davasının görülebilmesi için öncelikli koşul; çocukla nüfusta babası olarak gözüken erkek arasındaki soybağı ilişkisinin ortadan kalkmış olması gerekir. (TMK.md.303, Y.2.H.D. 18.10.2004 T. 10284-11937)
Soybağının reddine ilişkin kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olması karşısında babalık davası şimdi incelenebilir hale gelmiştir. Davalı da önce soybağının reddine ilişkin hükmün kesinleşmesi gerektiğini ileri sürerek DNA incelemesi için rıza göstermemiştir. Açıklanan nedenlerle önce soybağının reddine ilişkin davanın sonuçlanması beklenilip daha sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek babalık davası hakkında hüküm kurmak gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde babalık davası hakkında da karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir…”

Şeklinde karar verilmiştir. Görüleceği üzere Yargıtay da bu kararında, nüfusta çocuğun babası gözüken erkek ile arasındaki soybağı ilişkisi ortadan kalkmadan babalık davasının incelenemeyeceğini vurgulamıştır.

3 – Babalık Davasında İhbar Şartı

Babalık davasının görülebilmesi için bir diğer şart ise ihtar şartıdır. Bu şart, Türk Medeni Kanunu’nun 301/3 maddesinde;

“Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.”

Hükmüne haizdir. Dolayısıyla babalık davası Cumhuriyet savcısına ve hazineye ihbar edilecektir. Ayrıca davacı anne ise kayyıma, kayyım ise anneye ihbar edilecektir. Şayet davayı anne açmışsa ve çocuğun kayyımı bulunmuyorsa mahkemece çocuğa bir kayyım atanarak davaya devam edilecektir.

Babalık Davasını Kimler açabilir?

Babalık davasını anne veya çocuk açabilmektedir. Bu husus, Türk Medeni Kanunu’nun 301/1 maddesi;

“Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler.”

Hükmüne haizdir. Dolayısıyla bu davayı anne ve çocuk açabilecektir. Anne ve çocuk, davayı birlikte açabilecekleri gibi birbirlerinden bağımsız olarak da açabilecektir. İşbu davanın ana ve çocuk tarafından birbirinden bağımsız olarak açılması halinde birinin davayı kaybetmesi diğeri için kesin hüküm oluşturmayacaktır. Ayrıca bu hak şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğundan bu haktan önceden feragat etmek de mümkün değildir.6 Ayrıca annenin bu davayı açabilmesi için ayırt etme gücüne sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yani anne sınırlı ehliyetsiz olsa dahi babalık davasını açabilecektir. Ayrıca anne babalık davasını açarken çocuk için nafaka talep edebilecektir. Bunun yanında anne tarafından babalık davası açılmak suretiyle;

  • Doğum giderleri
  • Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri
  • Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderleri

Talep edebilecektir. Ayrıca TMK m. 304/2 gereğince çocuk ölü doğmuş olsa dahi anne tazminat talep edebilecektir.

Babalık Davası Kime Karşı Açılır?

Babalık davası, baba hayatta ise babaya karşı açılan bir davadır. Dolayısıyla bu davada davalı, baba olduğu iddia edilen kişidir. Ancak baba olduğu iddia edilen şahıs vefat etmişse bu durumda dava bu kişinin mirasçılarına karşı açılacaktır. Bu mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.7 Şayet baba olduğu şahıs vefat etmişse ve mirasçısı bulunmamaktaysa şahsın mirasçısı devlet olacaktır. Dolayısıyla bu durumda babalık davası devlet hazinesi aleyhine açılacaktır. Babaya karşı açılan davada iştirak nafakası talep edilebilirken mirasçılara karşı açılan davada iştirak nafakası talep edilemeyecektir. Ancak şartların oluşması halinde yardım nafakası talep edilebilecektir. Nafaka türleri hakkında daha fazla bilgi için nafaka davası ve nafaka çeşitleri makalemize göz atabilirsiniz.

Babalık Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Babalık davasında görevli mahkeme, aile mahkemesidir. Görev, kamu düzenine ilişkindir. Yani mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilecektir. Şayet aile mahkemesi bulunmuyorsa asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla dava açılacaktır. Bu davada yetkili mahkeme ise taraflardan birinin dava ya da doğum sırasındaki yerleşim yeridir. Yani babalık davası, taraflardan birinin dava ya da doğum sırasındaki yerleşim yeri aile mahkemesinde açılmalıdır.

Babalık Davası Hak Düşürücü Süre

Babalık davası hak düşürücü süre mevcut olan bir dava türüdür. Dolayısıyla bu davada hak düşürücü sürelerin geçmesi halinde taraflar hak kaybı yaşayabilir. Babalık davası hak düşürücü süre, Türk Medeni Kanunu’nun 303. Maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre;

“Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer.

(İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 27/10/2011 tarihli ve E.: 2010/71, K.:2011/143 sayılı Kararı ile.)

Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.

Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.”

Görüleceği üzere ilk fıkrada davanın çocuğun doğumundan önce de açılabileceği düzenlenmiştir. Anne bu davayı çocuğun doğumundan önce açabileceği gibi sonra da açabilecektir. Ancak annenin evlilik dışı çocuğun babalık davası açma hakkı, doğumdan başlayarak bir yıllık sürenin geçmesi durumunda düşecektir. Ancak çocuk ile başka bir erkeğin arasında soybağı ilişkisi bulunduğu takdirde bir yıllık süre bu ilişkinin ortaya kalktığı tarihte işlemeye başlayacaktır. Ayrıca bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan bir sebep bulunduğu takdirde sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilecektir. Bu durumda davacı, gecikmeyi haklı kılan sebebin varlığını ispatlamakla yükümlü olacaktır.

Babalık Davasında İspat

Babalık davasında ispat, kural olarak davacının üzerindedir. Yani davayı açan anne veya çocuk, babalık iddiasında olduğu kişinin biyolojik baba olduğunu ispatlamakla mükelleftir. Ancak özellikle cinsel ilişkinin ispatı oldukça güç olduğundan kanun koyucu tarafından birtakım karineler getirilerek bu ispat yükü kolaylaştırılmaya çalışılmıştır. Nitekim Türk Medeni Kanunu’nun 302. Maddesi;

“Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzseksenincigün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır.

Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur.

Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder.”

Hükmüne haizdir. Görüleceği üzere davalı, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün orasında cinsel ilişkide bulunmuşsa bu husus babalığa karine sayılacaktır. Bu sürenin dışında olsa bile fiili gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olacaktır. Ancak kanun koyucu davalıya da karineyi çürütme hakkı vermiştir. Şöyle ki; davalı çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir başka kimsenin baba olma olasılığının kendinden fazla olduğunu ispatladığı takdirde karine geçerliliğini kaybedecektir. Ancak günümüzde, bu hususlara uygulamada çok sık başvurulmamaktadır. Zira geliştirilen tıbbi yöntemlerle babanın %99.8 oranında kim olduğu tespit edilebilecek bir hale gelmiştir.8

Babalık Kararının Sonuçları Nelerdir?

Mahkeme, baba olduğu iddia edilen kişinin gerçekten çocuğun babası olduğuna karar verdiği takdirde çocuk ile baba arasındaki soybağı ilişkisi, çocuğun ana rahmine düştüğü andan itibaren geriye dönük olarak kurulacaktır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu’nun 323. Maddesi;

“Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.”

Hükmüne haizdir. Verilen babalık hükmü ile birlikte baba, çocukla kişisel ilişki kurulmasını talep edebilecektir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 327/1 maddesi;

“Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.”

Hükmüne haizdir. Dolayısıyla babalık kararının verilmesi ile babanın da çocuğun giderlerine katlanma yükümlülüğü doğacaktır. Ayrıca davacı tarafından nafaka talebi bu davayla öne sürülebileceği gibi bu davadan bağımsız olarak da sürebilecektir. Babalık hükmü ile birlikte ana birçok mali talepte bulunabilecektir. Bu taleplere örnek olarak;

  • Gebeliğin başladığı andan itibaren yapılan hastane, ilaç masrafı gibi sağlık harcamaları
  • Doğumdan önceki veya sonraki altışar haftalık geçim giderleri (kira, gıda gibi zorunlu giderler)
  • Ananın kazanç kaybı

Gibi hususlar gösterilebilecektir. Bunların yanında ana tarafından çocuğun ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla nafaka talep edilebilecektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Biyolojik baba babalık davası açabilir mi?

Biyolojik baba babalık davası açamaz. Zira bu davayı ana veya çocuk açabilmektedir. Ayrıca çocuk ile bir erkek arasında soybağı ilişkisi bulunduğu takdirde öncelikle soybağının reddi davasıyla soybağının ortadan kaldırılması, ardından babalık davası açılması gerekmektedir.

Babalık davası nedir?

Babalık davası, bir erkekle soybağı ilişkisi bulunmayan çocuğun, biyolojik babasıyla ilişki kurmasını sağlayan bir dava türüdür.

Evlilik dışı çocuğun babalık davası açılabilir mi?

Evlilik dışı çocuğa ilişkin olarak babalık iddiası ile dava açılabilecektir. Ancak bu davanın açılabilmesi için evlilik dışı çocuğun bir erkekle soybağı ilişkisinin bulunmaması gerekmektedir. Şayet bir soybağı ilişkisi mevcutsa bu durumda öncelikle soybağı ilişkisi sona erdirilecek, ardından babalığa ilişkin dava görülecektir.

Babalık davası nasıl açılır?

Bu dava, taraflardan birinin dava ya da doğum sırasındaki yerleşim yerinde, biyolojik baba olduğu iddia edilen kişiye karşı dava dilekçesi
sunmak suretiyle açılır.

Kaynakça

  1. AKINTÜRK, Turgut/ATEŞ KARAMAN, Derya: Medeni Hukuk, C. II, Aile Hukuku. 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu ve Yeni Yasal Düzenlemelere
    Uyarlanmış, Yenilenmiş 14. Bası, Beta Basım Yayım, İstanbul 2012. ↩︎
  2. Türk Medeni Kanunu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, Erişim Adresi: https://www.mevzuat.gov.tr/ , Erişim Tarihi: 16.09.2025. ↩︎
  3. ÖNEN, Ergun: İnşai Dava. Ankara 1981. ↩︎
  4. ÖZTAN, Bilge: Aile Hukuku. 5. Basım, Turhan Kitabevi, Ankara 2004. ↩︎
  5. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2009/11660 E., 2010/13456 K. Sayılı kararı, UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Adresi: https://mevzuat.adalet.gov.tr/ Erişim Tarihi: 16.09.2025. ↩︎
  6. DURAL, Mustafa/ÖĞÜZ, Tufan/GÜMÜŞ, Alper: Türk Özel Hukuku, Aile Hukuku. C. III, 12. Baskı, Filiz Kitabevi, İstanbul 2016. ↩︎
  7. BUDAK, Ali Cem: Karşılaştırmalı Hukuk Muhakemeleri Kanunu. 4. Baskı, On İki Levha Yayınevi, İstanbul 2011. ↩︎
  8. GÜLTEPE, Hilal: Soybağı Tayininde Genetik İncelemeler. İstanbul Barosu Dergisi, C. 78, S. 2, s. 496-505, İstanbul 2004. ↩︎

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir